Bir çocuğun kalbine dokunmanın en güzel yolu hayvan sevgisi

Çocuk yetiştirirken hepimizin ortak bir hayali var. Başarılı olsunlar, iyi okullarda okusunlar, yabancı dil öğrensinler, kendilerine güvenen bireyler olarak hayata atılsınlar...

Bunun için büyük fedakârlıklar yapıyor, en iyi eğitimleri almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Ancak bazen tüm bu çabanın içinde çok önemli bir değeri gözden kaçırabiliyoruz: Merhameti. Oysa iyi bir insan olmanın yolu yalnızca akademik başarıdan değil, başkalarının duygularını anlayabilmekten, yaşamın her türüne saygı gösterebilmekten geçiyor. İşte tam da bu noktada hayvan sevgisi, çocuklara kazandırabileceğimiz en değerli yaşam becerilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
***
Bir çocuk ilk kez bir köpeğin başını okşadığında, bahçedeki kuşlara yem bıraktığında ya da sokakta karşılaştığı bir kedinin susamış olabileceğini düşünüp önüne bir kap su koyduğunda aslında yalnızca bir hayvana yardım etmiyor. Aynı zamanda empati kurmayı, sorumluluk almayı ve karşılık beklemeden iyilik yapmayı öğreniyor. Günümüzde çocuk gelişimi üzerine yapılan araştırmalar, hayvanlarla etkileşim içinde büyüyen çocukların duygusal gelişimlerinin daha güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü hayvanlar çocuklara koşulsuz sevginin ne demek olduğunu öğretiyor. Onlar not istemiyor, başarı beklemiyor, kıyaslamıyor ve eleştirmiyor. Sadece seviyorlar. Çocuklar da ilk kez bu kadar saf ve karşılıksız bir bağ kurmanın ne anlama geldiğini deneyimliyor.
***

Haberin Devamı


Psikologlar, hayvanlarla büyüyen çocukların empati becerilerinin daha yüksek olduğunu, stres ve kaygıyla daha sağlıklı baş edebildiklerini, sosyal ilişkilerinde daha başarılı olduklarını uzun yıllardır dile getiriyor. Özellikle içine kapanık çocukların bir hayvanla iletişim kurduktan sonra kendilerini daha rahat ifade edebildikleri, öz güvenlerinin arttığı ve sosyal hayata daha kolay adapte oldukları biliniyor. Hayvanlar aynı zamanda çocuklara sabrı da öğretiyor. Bir yavru köpeğin eğitim süreci, bir kedinin güvenini kazanmak ya da bir kuşun alışmasını beklemek sabır gerektiriyor. Bugünün hız çağında her şeye birkaç saniyede ulaşmaya alışan çocuklar için bu son derece kıymetli bir deneyim. Çünkü hayatın her isteğin anında gerçekleşmediğini yaşayarak öğreniyorlar.
***
Bir diğer önemli kazanım ise sorumluluk duygusu. Bir hayvanın mamasını vermek, suyunu yenilemek, veteriner kontrollerini takip etmek ya da yaşam alanını temiz tutmak çocuklara düzenli olmayı öğretiyor. Bu görevler başlangıçta küçük gibi görünse de zamanla karakter gelişiminin temel taşlarından biri hâline geliyor. Çünkü sorumluluk sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamak değildir; başka bir canlının yaşamına özen göstermektir. Bugün teknolojinin hayatımızdaki yeri her zamankinden daha büyük. Çocuklarımızın önemli bir kısmı boş zamanlarını tablet, telefon ya da bilgisayar ekranı karşısında geçiriyor. Dijital dünya birçok fırsat sunsa da gerçek hayatın yerini alamıyor.
***
Bir kelebeğin peşinden koşmanın heyecanı, bir köpekle parkta geçirilen yarım saat ya da sokak kedisinin güvenini kazanmanın mutluluğu hiçbir ekranın sunamayacağı kadar gerçek ve öğretici deneyimlerdir. Hayvan sevgisi aynı zamanda doğa sevgisinin de temelini oluşturuyor. Hayvanları seven çocuklar, yaşadıkları çevreyi de korumaya başlıyor. Bir ağacı gereksiz yere kırmıyor, denizi kirletmemeye özen gösteriyor, doğadaki her canlının bir denge içinde yaşadığını fark ediyor. İklim değişikliği, çevre kirliliği ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi küresel sorunlarla mücadele edecek nesilleri yetiştirmenin yolu da aslında bu küçük yaşlarda kazanılan farkındalıktan geçiyor.

Haberin Devamı

Bazı aileler, yaşam koşulları nedeniyle evlerinde hayvan besleyemeyebilir. Bu son derece anlaşılır bir durumdur. Ancak hayvan sevgisini öğretmenin tek yolu evcil hayvan sahibi olmak değildir. Hafta sonu bir hayvan barınağını ziyaret etmek, sokak hayvanları için mama bırakmak, okulda düzenlenen sosyal sorumluluk projelerine katılmak, çocuklarla birlikte kuşlar için su kapları hazırlamak ya da doğa yürüyüşlerinde canlıları gözlemlemek de aynı eğitimin önemli parçalarıdır. Çocuklar söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı örnek alırlar. Biz trafikte yaralı bir hayvan gördüğümüzde yardım etmek için duruyorsak, yazın kavurucu sıcaklarında kapımızın önüne bir kap su koyuyorsak ya da bir sokak hayvanını sevgiyle karşılıyorsak çocuklarımız da bunu hayatın doğal bir davranışı olarak benimser. Merhamet, kitaplardan öğrenilen bir bilgi değildir. Gözlemle, örnekle ve deneyimle kazanılır.