Son yıllarda Türkiye'den yurt dışına giden öğrenci sayısı hızla artıyor. Aileler daha iyi bir akademik gelecek, güçlü bir yabancı dil ve uluslararası bir vizyon hayaliyle çocuklarını çok erken yaşlarda başka ülkelere emanet ediyor.
Ancak bu yolculuk sadece bir okul tercihi değil; aynı zamanda ciddi bir hayat sınavı. Çoğu zaman başarıyı yalnızca okulun kalitesiyle, müfredatla ya da ülkenin prestijiyle ölçüyoruz. Oysa asıl belirleyici olan, çocuğun gitmeden önce hangi donanımlara sahip olduğu. Yıllardır yurt dışı eğitim süreçlerini yakından takip eden biri olarak şunu net söyleyebilirim: Akademik olarak çok güçlü olup yurt dışında zorlanan da var, notları ortalama olup şahane uyum sağlayan da. Aradaki farkı yaratan ise diploma değil, karakter. İşte yurt dışına giden bir çocukta gitmeden önce mutlaka olması gereken dört temel özellik.
Haberin Devamı1.Duygusal Dayanıklılık (Resilience): Yurt dışında eğitim, özellikle erken yaşlarda, romantize edildiği kadar kolay bir deneyim değildir. İlk kez ailesinden ayrılan, farklı bir kültürün içine düşen bir çocuk; yalnızlık, özlem, başarısızlık ve dışlanmışlık duygularıyla karşılaşabilir. İşte tam bu noktada duygusal dayanıklılık devreye girer. Duygusal olarak dayanıklı çocuklar zorlandıklarında vazgeçmezler. Ağlarlar ama toparlanırlar. Yanlış yaparlar ama ders çıkarırlar. Her küçük problemi "geri dönme" sebebi olarak görmezler. Bu özellik doğuştan gelmez; aile içinde kazandırılır. Çocuğun küçük yaşlardan itibaren sorun çözmesine izin verilmiş olması, her düştüğünde hemen kaldırılmamış olması, hayal kırıklığıyla baş etmeyi öğrenmiş olması gerekir. Unutmayalım: Yurt dışında başarılı olan çocuklar en zeki olanlar değil, en dayanıklı olanlardır.
2.Sorumluluk Bilinci ve Öz Disiplin: Türkiye'de birçok çocuk, farkında olmadan "fazla destekli" büyüyor. Yemek saatinden ödev takibine, randevulardan hatırlatmalara kadar her şey ebeveyn kontrolünde ilerliyor. Ancak yurt dışında kimse çocuğun peşinden koşmaz. Derse geç kalırsa sonucu vardır. Ödevini yapmazsa telafisi yoktur. Çamaşırını yıkamazsa giyecek temiz tişört bulamaz. İşte bu noktada sorumluluk bilinci hayati önem taşır. Yurt dışına gidecek bir çocuğun kendi işini kendi yapabiliyor olması, zamanını planlayabilmesi ve sonuçlarına katlanmayı kabul etmesi gerekir. Öz disiplin, akademik başarıdan bile daha değerlidir. Çünkü sistem, disiplinli çocuğu yükseltir; dağınık olanı ezer.
Haberin Devamı3.Açık Fikirli Olma ve Kültürel Esneklik: Yurt dışında eğitim, sadece başka bir ülkede ders görmek değildir; aynı zamanda bambaşka değerlerle yaşamak demektir. Farklı dinler, farklı aile yapıları, farklı yaşam tarzları... Bunlara saygı duyamayan bir çocuğun akademik olarak ne kadar iyi olduğu hiç fark etmez, uyum sağlaması çok zorlaşır. Açık fikirli çocuklar "neden böyle" diye yargılamak yerine "bunu anlamaya çalışayım" der. Kendi doğrularını evrensel zannetmez. Farklı olanla kavga etmek yerine ondan öğrenir. Bu noktada ailelere büyük görev düşüyor. Çocuğunuzun dünyaya bakışını sadece sınav başarısıyla değil, insani olgunluğuyla da beslemeniz gerekiyor. Çünkü yurt dışında sizi temsil edecek olan şey notlar değil, karakterdir.

19