Sistemin eleştirilemezliği

TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Arif Aras'ın "sistem" eleştirileri, kendisi hakkında soruşturma açılmasına neden oldu. Baştan belirteyim, TÜSİAD tarafından yapılan açıklamaların zamanı eleştirilebilir, hatta içeriğine karşı çıkılabilir. Ancak bir suç teşkil ettiğini iddia edilmesi oldukça endişe verici.

Gelişim için önce eleştiri ve olumsuzlukların kabulü gerekse, Türkiye'de iş dünyasını yöneten kesimin açıklamaları, bir tehditten ziyade, tenkit olarak değerlendirilerek, dikkate alınmalıdır. Bu birincisi.

İkincisi ve bu yazının konusu olan mesele, son günlerin siyasi atmosferinde, hükümet politikalarına karşı her eleştirinin bir sebeple soruşturma sebebi olabilmesi ve buna yol açan bazı suçlama sebeplerinin oldukça belirsiz olması.

TÜSİAD YİK Başkanı Aras'ın açıklamalarının ardından hakkında açılan soruşturmaya neden olan suçlamalar da sistemi eleştirilmez kılmak adına hemen herkese yöneltilebilecek kadar ucu açık ve belirsiz.

Gerçeğe aykırı bilgiyi yaymak

Aras'a yöneltilen suçlamaların ilki, gerçeğe aykırı bilgiyi yaymak.

"Tutukluluğun istisna olması gerekirken kural haline geldiğini" söyleyen Aras'ın bu sözü gerçeğe aykırı bir bilgi midir, yoksa sık başvurulan, nedenlere dayanmayan, uzun süreli tutuklamalara karşı bir eleştiri midir

Aras'ın "teğmenler ordudan atılırken, yıkılan yanan binalardan sorumlu olanlar tacizciler dışarda geziyor", "eleştirel ifadelere ve habercilik faaliyetlerine açılan soruşturma haberleri, çok sıklaştı" ya da "yeni yasal düzenlemelerle, kamu görevlilerinin Devlet Denetleme Kurulu tarafından görevden alınması ve TMSF'nin şirketlere kayyum olarak atanması mümkün oluyor" ifadeleri, gerçeğe aykırı mıdır

Yargıyı etkileme

Aras'a yöneltilen diğer suçlama yargıya yönelik eleştirileri nedeniyle yargıyı etkilemesi.

Peki, TÜSİAD'a tepki gösteren ve esas olarak yürütmenin bir parçası olan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un "