İktidarın tapusu

İktidarların sık düştüğü bir yanılgı var: Bir kez kazandıkları seçimi, halkla yapılmış süresiz bir sözleşme sanmak. Oysa geçtiğimiz hafta Sırbistan'daki seçimler bunun tersini gösterdi.

Sırbistan'da 25 Ekim'de yapılan erken parlamento seçimlerinde, 2024'te 16 kişinin ölümüne yol açan istasyon faciasının ardından büyüyen yolsuzluk karşıtı öğrenci hareketinin desteklediği liste, ön sonuçlara göre oyların yaklaşık yüzde 53'ünü aldı. Aleksandar Vučić'in ittifakı yüzde 39'da kaldı. Yaklaşık yüzde 69'luk katılım, sokaktaki itirazın sandığa taşındığını gösterdi. Koltuğunu korumak için Eylül sonunda cumhurbaşkanlığından istifa edip başbakanlığa göz koyan Vučić'ın 14 yıllık iktidarı sona erdi.

Seçmenin sabrı

Seçmen, dün alkışladığı siyasetçiye bugün itiraz edebilir. Bu, fikrini değiştiren vatandaşın tutarsızlığı değil, değişen koşullara verdiği cevaptır.

Üstelik seçmenin sabrı sınırsız değil. Evine ekmek götürmekte zorlanan, adaletin yerini bulmadığını düşünen, sesini duyuramadığını hisseden insan için büyük siyasi söylemler bir noktadan sonra önemini yitiriyor. Halk bir süre bekler, umut eder, yeniden şans verir. Ama gün gelir, "Peki benim hayatımda ne değişti" diye sorar.

Sırbistan'da öğrencilerin başlattığı protestoların siyaseti değiştiren gücü de buradaydı. Mesele yalnızca kalabalık meydanlar değildi. Daha önce sandığa gitmeyenleri harekete geçirmek, farklı kesimleri ortak bir talepte buluşturmak ve itirazı oy pusulasına taşımaktı.

Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken bir başka gerçek var. İktidara duyulan tepki, kendiliğinden muhalefete güvene dönüşmüyor. Vatandaş mevcut yönetimden memnun olmayabilir ama karşısındaki seçenekten de emin değilse karar vermekte zorlanır. İşte bu nedenle muhalefetin başarısı, iktidarın ne kadar yıprandığı kadar kendi inandırıcılığına da bağlı.

Türkiye için sandıktan çıkan ders

Türkiye de seçmen desteğinin değişebildiğini 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde gördü. CHP ülke genelinde yüzde 37,77, AK Parti yüzde 35,49 oy aldı. Ancak yerel seçimde verilen mesajı genel seçimin kesin habercisi saymak da doğru olmaz. Üstelik mutlak butlan kararı ve Yeni Parti'nin kuruluşuyla bölünen muhalefet, inandırıcılığını yeniden kurmak zorunda.