Hilal'in Ardından: Bu Ülkenin Aynası

Dr. Fatma Çelik
02.09.2025
16

Türkiye, henüz 15 yaşındaki Hilal'in öldürülmesiyle bir kez daha kahroldu. Katili ise 20 yaşındaki Ayberk Kurtuluş... Hilal, "ayrılmak istediği için" öldürülen bir kız çocuğu. Ancak bu olay, yalnızca bir kadın cinayeti değil; ülkenin yıllardır süren adalet ve güvenlik sorunlarının bir aynası.

Çünkü detaylarına bakıldığında, Türkiye'deki yapısal sorunların neredeyse hepsi tek bir olayda birleşiyor: cezasızlık, ruhsatsız silahlar, üniversitelerin güvenliği, kadın cinayetlerine dair yetersiz yasalar ve infaz sisteminin açıkları.

Cezasızlığın gölgesinde artan şiddet

Hilal'in katili söylenene göre 24 ayrı suç kaydı olan biriydi. Yirmi yaşında bir insanın bu kadar sabıka edinmiş olması başlı başına utanç verici. Daha acısı ise şu: Onca suç kaydına rağmen hâlâ toplumun içinde dolaşabiliyor olması.

Ayberk gibi onlarca sabıkası olan birinin sokakta rahatça dolaşabilmesi, infaz sistemindeki çürümenin sonucudur. Türkiye'de suç işleyenlere uygulanan indirimler, aflar, iyi hal uygulamaları ve infaz kanunundaki açıklarla kısa sürede serbest kalınabilmesinin yarattığı "nasıl olsa çıkarım" mantığı, suçlunun elinde yeni bir silaha dönüşüyor ve suçun en büyük teşvikçisi haline geliyor.

Kadın cinayetlerinin bitmemesinin sebebi de tam olarak bu. Devlet, suçu gerçekten cezalandırmadığı için erkek şiddeti büyüyor.

24 kez suç işlemiş birinin hâlâ elini kolunu sallayarak dolaşabilmesi, infaz sisteminin ülkeyi nasıl bir karanlığa sürüklediğini gösteriyor.