Hem hakem hem oyuncu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İçişleri Bakanlığı'na, Adalet Bakanlığı'na, Çalışma Bakanlığı'na 'Gidin, suç bulun. Bulamazsanız bir şey uydurun' talimatı verildiğini biliyoruz" dedi.

İddia çok büyük. Böylesi, demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez bir talimat olur. İddianın doğruluğunu teyit etmek güç olsa da şunu söylemek mümkün: Muhalif belediyelere yapılan suçlamalar ve baskılar, demokratik kaygılardan ziyade, siyasi kaygılarla ülke yönetildiği konusunda aklıselim sahibi herkeste şüphe uyandırıyor.

Belediyelerin mercek altında olması

Öncelikle şunu belirtelim, iktidarda eleştirdiğimiz ne varsa, yarının iktidarı olmaya talip olanlar tarafından gerçekleştirilmeleri hâlinde de eleştireceğimiz ve yapmamalarını beklediğimiz şeylerdir.

Aynı yanlışı X partisi yapmış, Y partisi yapmış, fark etmez. Özellikle de ekonomik koşullar hâlâ kötüyken, söz konusu israf olduğunda

Bu açıdan, değil konser, makul fiyatını aşan temel bir belediye hizmetinin bile sorgulanması gerekir. 10 liralık şeye 11 lira verildiyse; 1 liranın hesabı her daim sorulmalıdır.

Bir hukukçu olarak, şeffaf yönetimin önemini sıklıkla vurgularken yolsuzluk ve israfla veya ihmalle yapılan hatalarla mücadeleye sonsuz destek veririm.

Ancak demokrasiden bahsediyorsak, bir siyasi rekabet söz konusuysa, bu rekabette de adil bir zeminde yarışılmasını beklerim.

Gücü şu an elinde bulunduran siyasi iktidar, bu gücü iyi bir yönetim, halka hizmet için kullanmak yerine, rakibini oyunda geriye düşürmeye kullanırsa ortaya çıkan haksızlık, mağdur tarafa verilen desteği arttırır.

Zira, dışarıdan izleyen herkes, iktidar tarafından yapılan harcamaların da farkındayken o harcamaların da hesabını sorma yoluna gider ve aslen seçmende siyasi farkındalık artar.