Bir Devrin Sonu: Halkın Öfkesi Kazandı

Macaristan'da popülist Orban'ı popülist Magyar yendi, ama yeni iktidar hukuku kurumların emrine mi yoksa kendi kontrolüne mü alacak?

Dr. Fatma Çelik
14.04.2026
54
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Macaristan seçimlerinde Orban'ın mağlubiyetini popülizmin sisteminin içinden çıkan başka bir popülist tarafından yenilmesi olarak analiz ediyor. Türkiye açısından bu vakayı önemli buluyor çünkü benzer otoriter yönetim biçimleri tanıdık gelmektedir. Ancak asıl soru şu: Magyar'ın Tisza Partisi hukuk devletini gerçekten kurumsallaştıracak mı, yoksa sadece popülizmin rengi değişecek mi?

Pazar gününki yazıda bahsettiğim Macaristan seçimlerinde 16 yıllık illiberal Orban iktidarı sonunda kaybetti. Yaptığı anayasal dönüşümler, özgürlüklerin daraltılması ve seçim yasalarındaki stratejik hamlelerle sürekli "hukuku siyasetin emrine verme" konusundaki yöntemsel mahareti, Orban'ın yenilemez olacağı konusunda endişe doğurmuştu.

Bu değişimin ne anlam ifade ettiği hususunda henüz net bir şeyler söylemek için erken olsa da üzerine biraz konuşalım isterim.

Zira pek yabancı olmadığımız bu yönetim anlayışı ve tanıdık bir his olarak bu endişe dolayısıyla Macaristan, Türkiye açısından ilgi çekici bir örnek.

Popülisti Ancak Başka Bir Popülist mi Yenebilir

Peter Magyar'ın zaferi, siyaset bilimi literatüründe zaten konuşulan bu soruyu yeniden gündeme taşıdı. Magyar; bizzat Orban'ın sisteminin çekirdeğinden kopup gelen, halkın öfkesini ve dilini iyi bilen, kitleleri "yozlaşmış elitlere karşı gerçek halk" retoriğiyle mobilize eden bir figür. Orban'ın yıllardır muhalefeti "dış güçlerin maşası" olarak yaftalayan o meşhur söylemini, bizzat sistemin içinden gelerek ve milliyetçi sembolleri kullanarak paramparça etti. Bu durum, popülist otoriterliğin en güçlü zırhı olan "biz ve onlar" ayrımının, bizzat "biz" denilen saflardan çıkan karizmatik bir liderle nasıl argümansız kalabileceğini gösterdi.

Peki, Magyar'ın Tisza Partisi demokrasiyi kurumsallaştırmak için mi geldi, yoksa sadece popülizmin rengini mi değiştirdi

Popülist liderlerin en temel karakteristiği, kurumları kişiselleştirerek işlevsizleştirmeleridir. Eğer yeni iktidar, Orban'ın mirası olan denetimsiz güç mekanizmalarını demokratik standartlara göre tasfiye etmek yerine sadece kendi kontrolüne alırsa, popülizm aslında yenilmiş değil, sadece daha "taze" ve enerjik bir çehreye bürünmüş olacaktır. Macaristan'ın önündeki en büyük sınav, "kötü popülisti" deviren "iyi popülistin" de günün sonunda hukuku bir ayak bağı olarak görüp görmeyeceğidir.

Domino Etkisi Yaratır mı

Orban'ın "yenilmez" denilen kalesinin yıkılması, dünya genelindeki benzer rejimler için otomatik bir "domino etkisi" yaratır mı Bu soruya evet demek, Macaristan'ın kendine has dinamiklerini küçümsemek olur.