Elbette 2024 yılının tüm gelişmelerini tek bir yazı içerisinde ele almak pek mümkün değil. Ancak 2024'ün de önceki bir kaç yıl gibi ana gündem maddesinin ekonomi olduğu açıkken, yılın son pazar gününde, gelir dağılımındaki adaletsizlikten ve yargıdaki adaletsizlikten bahsedelim isterim.
Adaletsizlik: Gelir dağılımında eşitliksizlik
2024'e veda ederken de toparlanacağı ileri sürülen ekonomiye göre tahmini enflasyon üzerinden yapılan ve yakınlarda bir seçimin olmayacağının da habercisi olan asgari ücretteki düşük zammın gündemin en önde gelen konusu olduğunu görüyoruz.
Belli ki yeni yıla da gündemimizde ekonomiyle gireceğiz ve belli ki 2025 yılında da en çok konuştuğumuz konu yine ekonomi olacak. Zira ülkenin yarısı için, ağır bir yoksullaşma krizi mevcut.
TÜİK'in hafta içi yayınladığı gelir dağılımı istatistiğine göre, Türkiye'de en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,1.
Yani ülke nüfusunun beşte biri, toplam gelirin yarısını elde ediyor.
Bu sınırlı kesim dışındakiler için, yüksek yaşam maliyetleri yüzünden düşen alım gücü ise, ekonominin en büyük sorunlu olmayı sürdürüyor.
Adaletsizlik: Bir yanda baskı bir yanda cezasızlık
Gelir eşitsizliği ve sosyal adaletsizlik, toplumsal başka sorunları da beraberinde arttırdı. Şiddet suçlarında artma görülürken, bu suçların cezasız kalması toplumdaki adalet inancını daha da zayıflattı.
Şiddet içeren, cinsel nitelikte veya büyük paraların konuşulduğu dolandırıcılık, kara para gibi suçlarla suçlanan kimseler tutuksuz yargılanırken, siyasi suçlarla kişilerin kolayca tutuklanması, adaletsizlik duygusunu pekiştirdi.

8