En yeni suistimal modeli: Konkordatodan feragat

GİRİŞ

Türk konkordato sistemi, 7101 sayılı Kanun ile önemli ölçüde yeniden yapılandırılmıştır. Amaç; mali güçlük içerisindeki işletmeleri yaşatmak, alacaklıların menfaatlerini korumak ve ekonomik faaliyetlerin devamlılığını sağlamaktır.

Ancak uygulamada son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgu, mevcut sistemde önemli bir boşluğu ortaya çıkarmıştır:

KONKORDATODAN FERAGAT

Kanun koyucu konkordato talebinden vazgeçilmesini düzenlemiş olmakla birlikte, feragat sonrasında ortaya çıkabilecek kamu zararlarını önlemeye yönelik ayrıntılı bir koruma mekanizması öngörmemiştir.

Özellikle;

Vergi alacakları

SGK prim alacakları

Gümrük alacakları

Belediye alacakları

bakımından ciddi tahsil riskleri oluşmaktadır.

Rapor şeklinde sunduğum yazımda, uygulamadaki bu boşluğu incelemekte ve çözüm önerileri sunmaktayım.

2026 EŞİĞİNDE KONKORDATODA AHLAKİ RİSKİN ZİRVESİ

Türk ekonomi piyasalarında son dönemde baş gösteren sistematik konkordato dalgası, amme alacaklarının korunması ve piyasa ahlakının sürdürülebilirliği açısından tehlikeli bir faza evrilmiştir.

Makro ve mikro düzeydeki finansal risk analizlerinin merkezinde yer alan "Konkordato müessesesinin yasal bir kaçış planı olarak kullanılması" tezi, bugün sahada yaşanan somut suistimal modelleriyle maalesef doğrulanmaktadır.

Teoride, mali darboğaza düşen dürüst şirketleri ekonomiye kazandırmak amacıyla kurgulanan bu koruyucu müessese; pratikte amme alacaklarını (Vergi ve SGK) ötelemek, tedarikçiyi darboğaza sokmak ve hileli mülkiyet transferleri yapmak için kullanılan yasal bir manipülasyon aracına dönüştürülmektedir.

Sahada son dönemde sıkça rastlanan "Kesin Mühlet Sürecinde Şirket Kaynaklarının / Ortak Taahhütlerinin Kaçırılması ve Ardından Gelen Davadan Ani Feragat" suiistimal mekanizması, mali hukuk ve ceza hukuku perspektifinden mercek altına alınarak Adalet Bakanlığı'na reform önerileri sunulmaktadır.

I. EN YENİ SUİSTİMAL MODELİ: "TAAHHÜT ET, KAÇIR VEYA FERAGAT ET" MEKANİZMASI

Piyasada tecrübe edilen ve organize bir suistimal modeli olarak karşımıza çıkan bu hileli mekanizmanın anatomisi kronolojik olarak şu şekilde işlemektedir:

Projede Yüksek Değerli Varlık / Ortak Malı Taahhüdü Sunulması: Borçlu şirketler, kesin mühlet alabilmek veya mevcut koruma süresini uzatabilmek amacıyla alacaklıların ve komiser heyetinin gözünü boyamak hedefiyle, şirket ortaklarına ait yüksek rayiç bedelli şahsi gayrimenkullerin satılacağını ve buradan elde edilecek nakdin şirkete sermaye olarak konulacağını resmî iyileştirme projelerinde taahhüt ederler.

Arka Kapı Tasarrufları (Hileli Mal Devirleri): Şirket ve ortaklar mahkeme koruması altındayken, alacaklılar kamu kurumları dahil tek bir icra takibi dahi yapamazken, arka planda taahhüt edilen o taşınmazların muvazaalı (hileli) bir şekilde üçüncü kişilere satılması veya el değiştirmesi için gizli tasarruflar yürütülür.

Konkordatodan Feragat ve Kaçış: Mal varlığının veya taahhüt edilen varlıkların transfer altyapısı (üçüncü kişilere devri) hazırlandığı an, şirket mahkemeye başvurarak ani bir tasarrufla "Konkordatodan feragat ediyorum" beyanında bulunur. Feragat beyanının hemen ardından, resmî projede taahhüt edilen o milyonlarca liralık mülkler jet hızıyla üçüncü kişilere devredilir; şirket ise arkasında milyonlarca liralık ödenmemiş vergi, SGK ve piyasa borcu bırakarak iflasa terk edilir.

II. FİNANSAL TABLOLAR VE RAYİÇ BİLANÇO OYUNLARI

Söz konusu suistimal modelinde, borçlular tarafından yargı makamlarına ve komiser heyetlerine sunulan mizanlar ile güncel rayiç değer tespiti yapılan bilançolar arasında ciddi ahlaki risk zafiyetleri oluşmaktadır.

"İllüzyon Bütçeler" ve Zaman Kazanma: Şirketlerin kurumsal kapasitelerini rasyonel bütçe disipliniyle iyileştirmek yerine, sadece mahkeme koruması ardına sığınarak zamanı bir silah gibi kullandıkları görülmektedir.

Kamu Alacaklarının Eritilmesi: Konkordato mühletinin sağladığı haciz yasağından faydalanılarak, milyonlarca liralık vergi ve SGK prim borçlarının tahsil kabiliyeti kasıtlı olarak sıfırlanmakta, süreç bir kusurlu yönetim tasfiyesine dönüştürülmektedir.

Muvazaalı Talepler: Feragat beyanının hemen öncesinde veya sonrasında, borçlu şirketlerin veya kanuni temsilcilerin idari kurumlara şifahen başvurarak, amme alacağını garanti altına alan resmî kamu hacizlerinin kaldırılmasını talep ettikleri, bu yolla kamu zararı doğurma riski taşıyan hileli hamlelere giriştikleri sahada müşahede edilmektedir.

III. 2026 VE SONRASI İÇİN ADALET BAKANLIĞINA REFORM ÖNERİLERİ

Konkordato müessesesinin bir "ahlaki risk" bataklığına saplanmasını önlemek adına, Adalet Bakanlığı'na sunduğumuz rapordaki acil reform adımları şunlardır:

Projelerdeki Taahhütlere Otomatik Şerh: Borçlu şirketin veya ortaklarının konkordato projesinde satmayı veya sermaye yapmayı taahhüt ettiği tüm şahsi varlık ve taşınmazların üzerine, proje dosyaya girdiği an mahkemece otomatik olarak "Satılamaz / Devredilemez Şerhi" (İhtiyati Tedbir) konulmalıdır.

Feragat Halinde Resen İnceleme: Şirketlerin konkordatodan tek taraflı feragat talepleri, komiser heyetinin "Varlık kontrolü ve suistimal taraması" raporu tamamlanmadan mahkemece kabul edilmemelidir.

Cezai Müeyyidelerin Ağırlaştırılması: Mahkemeyi ve kamu kurumlarını yanıltıcı Makul Güvence Raporu sunanlar ile taahhüt ihlali yaparak feragat eden şirket yöneticileri hakkında doğrudan savcılık soruşturması açılması yasal zorunluluk haline getirilmelidir.

Adalet Bakanlığı İçin Politika ve Mevzuat Reformu Raporu