Maduro, Trump ve Venezuela

Trump; Dış işleri, Savunma, Savaş bakanlığı ve CIA direktörünü alarak, ekibi ile birlikte yaptıkları uluslararası usulsüzlük girişimini izlerken keyif aldıklarını, iyi iş çıkardıklarını basına anlatıyordu.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Hukukun ayaklar altına alındığı bir filmi izledik. Hiçbir kayıp vermeden, sivil-asker gözetmeksizin bombalayarak Maduro ve eşini yatak odalarından aldıklarını dünyaya servis ettiler.

Başkan Maduro'nun kendi ülkesinde, başka bir ülkenin başkanı tarafından derdest edilip kaçırılması uluslararası hukukun artık neredeyse yok sayılması ve ayaklar altına alınmasıyla eşdeğerdi. Bundan sonra uluslararası hukuktan bahsetmek gerçekten çok zor olacak. BM ve NATO bu konuda çok yara almış durumda. UCM'nin aldığı kararları yok sayan Trump'ın bu yapısına dünya alışmak zorunda kalacak. İşin en sancılı tarafı, askerî gücü yüksek olan her ülkenin istediği şekilde uluslararası hukuku hiçe sayarak, kendi isteği doğrultusunda hareket etme cüretinin de bir nevi önü açılmış olacak. Bunun da gelecekte çok daha ciddi sıkıntılı bir sürecin başlangıcı olduğunu söylemek mümkün. Bu yüzden tüm ülkeler bu korku ile silâhlanma yarışında birbirlerini âdeta ezecekler.

Trump'un operasyonun bizzat kendisi tarafından yönetilerek, uluslararası hukukun çiğnenmesi ya da uluslararası hukuk adına herhangi bir bağlayıcı kararın olmadığını söylemesi de çok ilginç. Başka bir ülkenin iç işlerine karışmak, seçilmiş başkana karşı öncesinde bazı suçlar isnat ederek, terörist ilân etmek, başına ödül koymak, aslında BM'nin onayını pas geçme için yapılan yeni bir yöntem, artık günümüzde bu tarzla bu işleri planlamak önemli. Sırada Küba, Meksika, Kolombiya Brezilya ve diğerleri mi var

Bu şunu göstermekte "Ben sizin hükümetinizi beğenmiyorum, bundan sonra artık askerî güç kullanarak bir şekilde yaptığım operasyonla devlet başkanını istediğim şekilde ve istediğim zaman alırım, ondan sonra ise bana biat etmiş, çıkarlarımı gözeten kukla bir başkan adayını atarım" demek istiyor. ekinmeden "Bundan sonra Venezuela'yı biz yöneteceğiz" demekten de sıkılmıyor. Akıl alır gibi değil, akıl tutulması...