İsrail'in "Made İn EU oyunu", Almanya'nın "TomaHawk rüyası"

AB Rusya'dan gelebilecek saldırı ihtimali ön yargısı ile kendini savunma planları üretmekte ve ciddi adımlar atmakta. Özellikle geliştirilen SAFE programı AB'yi savunma paktı kurma planları olarak servis edilmiş durumda. Bu konudaki adımlara bakıldığında ciddi paralara malolabilecek bir programdan bahsediyoruz.

Savaş senaryolarından en çok etkilenen ülkelerin başında aynı zamanda AB'nin lokomotifi olan Almanya, Rusya'ya karşı uzun menzilli saldırı kapasitesini güçlendirmek için ABD yapımı Tomahawk füzeleri ve ateşlemeye odaklı Typhon sistemlerini satın alma planları yapıyor. Ekonomik olarak zor durumda olmasına rağmen, Almanya'nın GSMH'dan savunma sanayine ayırdığı pay giderek artmakta. Bu sistemlerinin satın alınması için yaklaşık 3,4 milyar Euro ayırdığı bilinmekte.

Uzun menzile sahip Tomahawk füzeleri Almanya'nın uzun menzilli saldırı kapasitesindeki önemli bir eksikliği giderecek. Bu yaklaşımın temelleri Ankara'da yapılan NATO toplantısında, Trump ile Almanya Başbakanı'nın ikili görüşmesi sonrası anlaşmaya varıldığı söyleniyor.

Alman hükümeti yaptığı açıklamada, Washington'un Tomahawk füzeleri ile ateşleme sistemlerinin satışına izin verdiğini duyurdu. Berlin, Rusya'yı caydırmak için Almanya'da konuşlandırılacak Amerikan gücü yerine kendi ordusunun kullanacağı bir sistem kurmayı hedefliyor.

Bu arada AB ülkelerinin güvenlik açığını kapatma eylemi ABD ve İsrail'in iştahını hayli kabartmış durumda. Avrupa Güvenlik Eylemi veya kısa adıyla SAFE (Security Action for Europe) Avrupa'nın savunmasını güçlendirmek ve ortak askerî tedarik süreçlerini finanse etmek amacıyla 2025 yılında hayata geçirildi.

150 milyar avroluk malî bir program söz konusu. İsrail GKRK'ini ortak payda planında kullanarak, yatırımlarını buraya kaydırmayı düşünüyor. Böylelikle hem AB'den ciddi pay alacak hem de Türkiye'ye GKRK'inden aba altından sopa gösterecek. İsrail Cumhurbaşkanı İsaac Herzog geçen hafta Lefkoşa' de Rum lider Hristodulidis ile işbirliği için görüşmeler yaptılar.

İsrail temelli silah şirketleri, SAFE programından daha fazla pay alabilmek için AB üyesi GKRK'inde fabrika kurmayı hazırlanıyor. AB'ye giriş kapısını aralamak ve stratejik öneme sahip olan adayı himayesine almak istiyorlar. En önemli kazanç ise 'MADE IN EUROPE' damgasını kullanacak olmaları. Ankara ve KKTC bu gelişmelerden hayli rahatsız, ayrıca İsrailli zenginlerin GKRK'den toprak edinmeleri de can sıkıcı. Alınan topraklar kalıcı Siyonist yerleşim yerlerine dönüşüyor.