Brent petrol, OPEC ve kazanan ABD

"ABD-İran Savaşı ve Amerika'nın saldırısının sonu nereye varacak Amerika ve İran'ın tavrı ne olacak" Akıllardaki soru bu.

Hürmüz Boğazı'nın geleceği ve petrol üreten ülkelerin (OPEC) rezervlerinin nasıl arz edileceği konusu hâlâ belirsiz. OPEC ham petrol üretimini azaltmak zorunda kaldı, çünkü dünya pazarlarına ulaştırmada sıkıntı yaşıyorlar. Petrol dolu tankerler Hürmüz'den geçemiyor. Boğazın kapalı olması nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 120 $'a çıkmış durumda. BAE'nin OPEC'ten ayrılacağını duyurması ise ayrı bir gelişme. Bu tavır, İsrail'e yakınlaşan ve Arap coğrafyasında Sünnîlere karşı sert tavır sergileyen BAE hanesine yazılıyor. İstediği şekilde fazla miktarda ucuza petrol üretip satmayı düşünecek, bu da diğer üreticilerin fiyat kırmasına netice verebilir. Tüm bu gelişmeler, büyük petrol rezervleri üzerinde oturan (3,1 milyar varil) Venezuela'yı gasp eden ABD'nin işine yarıyor.

Rus petrolünü AB'nin almasını bloke ederken, kendisindeki petrolü AB ülkelerine pahalıya dayatması ortada. Trump'a yönelik ilk tepki İspanya ve Slovakya'dan geldi. Slovakya Başbakanı "Biz enayi değiliz" diyerek çıkış yaptı. Bir şekilde dayatılan ABD hegemonyası artık çuvala sığmıyor. Ayrıca Rus doğal gazını AB'nin almasını gümrük vergileri ile korkutarak durdurması, sonrasında ABD'den pahalı şekilde gaz alınmasını isteyen Trump hâlâ aynı görüşte.

Bu olayların perde arkasında, dünyanın gözü petrol arzına ve Hürmüz'e çevrilmişken, gözlerden kaçan bir gelişme de İsrail'in Lübnan'ı işgal etmeye devam etmesi oldu. Özellikle Batı Şeria'dan sonra güneyde Sayda liman kentini bombalamasına dünyadan pek ses çıkmıyor. Gazze'de zaten işgal tamamlandı, Batı Şeria ile birlikte şimdi Sayda kentini yağmalıyor. Özellikle sivillerin yerleşim bölgelerini bombalayan bir yapıdan bahsediyoruz. Amaç, insanların topraklarını terk etmelerini sağlamak.

Batı Şeria'daki ve Sayda'daki yerleşim yerlerinde işgaller sürerken, İsrail'in bu tavırları dünya gündemine pek gelemiyor ya da es geçiliyor. İnanılmaz bir PR çalışması yapıyorlar. İsrail daha rahat manevra kabiliyeti buluyor. Amerika'yı İran'a karşı yönlendirmesi ve gündemin değişmesiyle Suriye'de Golan Tepeleri'nden sonra 30 km daha içeriye girmesi ve işgal ettiği toprakları sahiplenmesi alışılmış bir durum gibi pazarlanıyor. İkinci Sumud Filosu'na hukuksuz el koymada Yunanistan'ı maşa olarak kullanması, tutuklamaları Yunan makamlarına yaptırmaları dikkat çekiyor. Ayrıca GKRY'ye olan ilgilerini de unutmamak lazım. Terörist tavırlarını uygularken kendilerini geri planda konuşlandırmaları önemli.