AB, Türkiye ve güvene dayalı birlik

İran savaşı gösterdi ki AB içinde derin ve sessiz giden görüş ayrılıkları ve fikir uyuşmazlıkları söz konusu. AB içinde bunlar yaşanıyor.

Ortak tavır ve fikir birliği içinde sorunsuz yaklaşımların yerine Rusya–Ukrayna ve ABD–İran savaşları bazı temel ilkelerde birliği zor durumda bırakmış görünüyor.

Avrupa komisyonu başkanı Von der Leyen bu konuda tavrını koysa da Macaristan, İspanya, Belçika, Slovakya bu durumdan pek hoşnut olmayan konumdalar. Rusya'nın saldırgan politikalarından hâlâ çekinen ve korkan bir AB söz konusu, bu yüzden Ukrayna'ya mâlî yardım yaparak, savaşın uzamasını ve kötüye gitmesini körüklediler. Sadece bu ay 90 milyar Euro Zelensky'e gönderildi.

Ukrayna ise savaşı bahane ederek tam bir kapalı kutuya dönüşmüş durumda. Seçimlere yanaşmayan, savaş yardımı olarak gelen paraların envanterini tutmayan görüntü sergiliyor. Adeta tek adam rejimi ve hâkimiyeti ön planda. Muhalefet yok denecek kadar azalmış durumda, Zelensky yandaşlarının yardım paraları ile şahsî menfaat sağladıkları konuşuluyor. Özellikle Avrupa'nın küçük ama şatafatlı ülkesi Monaco'da lüks yatırımların altından Ukraynalı oligarkların ve yöneticilerin çıktığı biliniyor.

İspanya'nın başını çektiği bir grup AB ülkesi, İran'a ABD'nin saldırmasını doğru bulmuyor. ABD'nin Irakta, Libya'da yaptığı ve ispatı olmayan bahanelerle BM ve NATO'yu kullanarak savaş başlattıkları hafızalarda. İspanya başbakanı Pedro Sanchez'in bu konudaki haklı çıkışları taraftar buluyor. "NATO'dan atarız ya da ek gümrük vergisi alırız" tehditlerine kulak asmayan ve korku salmaya çalışan Trump'ın karşısında dik duruşundan taviz vermeyen yapısı ile takdir toplayan İspanya başbakanı var.

Türkiye'nin Avrupa birliğine girme hayali ortada, sürecin olumlu gelişmesi mümkün olacak mı Birincisi AB Hristiyan bir kulüp ve Hristiyan değerlerine bağlı işleyiş söz konusu, buna rağmen çatlak sesler duymak mümkün. İkincisi, birliğe üye ülkelerin bağımsız hareket etmeleri mümkün değil.

Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa gibi lokomotif ülkeler birliğin çatısını oluştursa da görüş ayrılıkları söz konusu. "Rusya saldırabilir" psikolojisi ile algı oluşturularak yola devam eden bir yapıdalar. Ukrayna'ya yapılacak yardımlar noktasında Macaristan, Slovakya, İspanya son dönemde İtalya ve Fransa'nın karşı çıkışları söz konusu, bu da AB içerisinde kırılmaları gün yüzüne taşımış durumda.