İletişim ve zihin gezegeni Merkür, 1 Haziran'dan 9 Ağustos'a kadar o şefkatli, anaç, hatıralara düşkün Yengeç burcunda seyahat edecek. Gökyüzünde içimizi ısıtacak ve bizi biraz yavaşlatıp anılar diyarına götürecek yepyeni bir enerji başlıyor. Sevdiklerimize karşı çok daha korumacı, kollayıcı ve empatik bir tavır sergileyebiliriz.
Normalde bir burçta daha kısa süre kalan Merkür gezegeni bu kez 1 Haziran'dan 9 Ağustos'a kadar Yengeç burcunda seyahat edecek. Bunun sebebiyse 29 Haziran'la 25 Temmuz arası Merkür'ün aynı burçta geri hareket etmesi, yani retro yapması. 9 Ağustos'ta da Yengeç burcundan çıkacak. Biz de yaklaşık 2,5 ay boyunca hızlı, pratik ve mantık odaklı düşünce yapısını bir kenara bırakacağız. Artık zihnimizin direksiyonunda duygularımız, sezgilerimiz ve aidiyet ihtiyacımız olacak.
Bu dönemde dilimizden dökülen kelimeler yumuşayacak. Sevdiklerimize karşı çok daha korumacı, kollayıcı ve empatik bir tavır sergileyeceğiz. İletişimde "Ben ne düşünüyorum" yerine "Biz ne hissediyoruz" sorusu ön plana çıkacak. "Nasılsın" diye sorarken gerçekten cevabı duymak isteyeceğiz.
Haberin DevamıAncak madalyonun diğer yüzüne de dikkat etmek lazım. Yengeç burcunun o hassas, kırılgan doğası gereği, söylenen her sözü kişisel algılamaya, ufak tefek şakalardan bile alınmaya çok müsait olacağız. Kabuğumuza çekilip sessiz kalarak trip atmak, alınganlıklarla havadan nem kapmak bu dönemin en büyük tuzağı. Eski defterlerin açılması, uzun zamandır görüşülmeyen akrabalarla bir araya gelmek ve tabii ki eski tanıdıkların yoklamaları bu sürecin vazgeçilmezi. Nostalji rüzgârlarına kapılırken geçmişin melankolisiyle bugünü kaçırmamaya özen gösterelim.
Merkür, Yengeç burcundayken en çok konuşacağımız konuların başında evimiz, yuvamız, köklerimiz ve ailemiz geliyor. Aile içindeki pürüzleri çözmek, o uzun pazar kahvaltılarında doya doya vakit geçirmek için harika zaman. Emlak işlerimiz varsa; ev almak, satmak, kiralamak, taşınmak veya uzun zamandır ertelediğimiz o dekorasyon değişikliği için bolca araştırma yapıp sözleşmelere imza atabiliriz. Ama bu konuları retro tarih aralığına denk getirmeyelim.
Sözleşme imzalamayalım
Mantığımıza uysa bile içimize sinmeyen hiçbir sözleşmeye imza atmayalım. Parasal konulardaysa kendimizi duygusal olarak güvende hissetmek için birikim yapma eğilimimiz artabilir. Ailemizi şımartmak için de cüzdanın ağzını biraz fazla açabiliriz.
Haberin DevamıDünya geneline baktığımızdaysa öncelikle liderlerin ve siyasilerin dilinde inanılmaz bir duygu değişimi göreceğiz. Küresel arenada o keskin, diplomatik ve soğuk rasyonel söylemler yerini anında vatan, millet, aile, kökler ve milli güvenlik vurgularına bırakacak. 'Biz büyük bir aileyiz' tadında, halkın aidiyet hislerine hitap eden, zaman zaman da fazlaca milliyetçi nutuklar dinleyeceğiz. Liderlerin halkı anaç bir şefkatle kucaklama çabalarına veya tam tersine diplomatik krizlerde fazlaca alıngan, pasif-agresif çıkışlarına şahit olabiliriz. Ülkelerarası ilişkilerde eski küslükler ve tarihi geçmiş hesaplaşmalar masaya dökülebilir.

9