Geçtiğimiz nisan ayıydı. Rekabet Kurulu Stellantis'in, Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ) tarafından devralma işlemini yatırım şartıyla onayladı. Hatırlayın o dönemde bu iş çok tartışıldı. Kimi çevreler, Tofaş'ın dünya çapında 14 markayı bünyesinde barındıran Stellantis'in Türkiye'deki tüm operasyonlarını devralmasının pazardaki rekabeti daraltacağını ve orta vadede tüketici açısından sıkıntı yaratacağını söyledi. Çünkü, bu devralmayla birlikte Fiat, Peugeot, Opel, Citroen, Jeep, Alfa Romeo, Maserati ve DS markalarının distribütörlüğü Tofaş çatısına giriyordu. Fakat Rekabet Kurulu kamuoyunun bu yöndeki endişelerini gidermek için tarihinde pek de rastlamadığımız bir karar aldı.
Dedim ya, satın almaya şartlı onay verdi...
Peki neydi bu şartlar
Şirket, Rekabet Kurulu onayını almak için üç aşamalı yatırım planı taahhüt etti. Mevcutta yılda 150 bin adetlik yatırım planlanırken, ilave iki aşamalı yatırımlaüretimin 5 yıl içinde 140 binden 450 bine çıkarılacağına dair taahhütte bulundu. Yüzde 33 olan kapasitesinin kademeli olarak önce yüzde 60-70'e daha sonra da yüzde 90 ve üzerine yükseltilmesi, Tofaş fabrikalarında 4 bin 381 olan çalışan sayısının 2027'ye kadar 5.500- 6.000'e, 2029'a kadar da 6.500- 7.000'e çıkarılması, ihracatın 2027'ye kadar projelerin devreye alınmasıyla yıllık 200 bin-220 bin bandına ulaşması, 150 bin adet yıllık üretimi kapsayacak üçüncü yatırımla (Stellantis'le araç modeli müzakereleri sürüyor, yılsonuna kadar karar verilecek) ihracat kapasitesinin 300 bin-320 bin bandına çıkarılması da verilen taahhütler arasındaydı.
Bu yatırım taahhüdüyle, Türkiye'deki hafif ticari araç ithalatının yaklaşık 130-140 bin seviyesinde azalacağı öngörüldü. Mevcut durumda araç üretimi için Türkiye'den 1.1 milyar dolar yedek parça temininde bulunan şirketin, yeni araç üretimlerini gerçekleştirdiğinde bu rakamı ikiye katlayacağı, bunun da yan sanayide istihdamı artıracağı hesaplandı.
Şirketten sadece yatırım değil bayilik için de birtakım şartlar istendi.

2