Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) hafta sonuna girerken uzun zamandır piyasada konuşulan yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeyi yayınladı. 88 sayfalık rehberde en çok dikkat çeken serbest fonlara ve portföy yönetim şirketlerine getirilen kısıtlamalar...
Özetle SPK diyor ki; serbest fonlar artık portföylerindeki hisseleri haftalık açıklayacak. Bu, fona yatırım yapanlar için şeffaflık sağlayacak. Fonlar eskisi gibi istedikleri şirkete istedikleri oranda yatırım yapamayacak. Bu, borsada fiili dolaşımı düşük, sığ hisselerde, tahta manipülasyonlarının önüne geçecek. Fonlar belirlenen sınırı aşmışsa üç ay içinde kademeli olarak bu ağırlıkları azaltacak. Bu, borsada paranın yan hisselerden BİST 30 hisselerine gitmesini sağlayabilir. Portföy yöneticisi serbest fonlar dahil en fazla 7 fon yönetebilecek. Kurulacak toplam fon sayısı portföy yönetim şirketinde istihdam edilen portföy yönetici sayısını aşamayacak. Bu, hem portföy yönetim şirketlerinde istihdamı yeniden şekillendirir hem de her önüne gelenin istediği kadar fon kurmasını engeller. Fonlar, kendi fonuna ve kendi holdingine bağlı hisselere en fazla toplam yüzde 20 yatırım yapabilecekler. Bu, vatandaşın parasıyla kendi şirketini fonlamanın önüne geçer. Serbest fonların borsa dışından ortaklık payı alıp satması da yasaklandı. Bu, borsa dışında hisse devretme dönemini sonlandırır.
Peki ne olacak
Fonlar, kendilerini kurallara adapte edecek. Mevcut portföyü sınırın üzerinde kalanlar yıl sonuna kadar o hisselerden kademeli çıkış yapabilir. Yani, serbest fonlar yoğunlaştığı düşük fiili dolaşımlı BIST 30 dışı hisselerde pozisyon azaltabilir. (Bir süredir zaten birçok fon düzenlemeyi öngörerek portföylerindeki ağırlıkları azaltmışlardı) Mevcut portföyü daha likit olan BİST 30 hisselerine kaydırabilirler. Dolayısıyla, düzenlemelerin etkisi fondan fona, hisseden hisseye farklılık gösterecek.
Yatırımcı bundan sonra fonun büyüklüğünden çok, paranın portföyde nerede kullanıldığına bakacak. Fiili dolaşım oranlarını inceleyecek. SPK'nın belirlediği limite göre, fonun portföyündeki hisselerin ne kadarını elinden çıkarabileceğine yoğunlaşacak. Portföyde hangi hisselerin ağırlığının değiştiğini inceleyecek.
Yani...
Fon yatırımcısının panik yapmadan ince eleyip, sık dokuyacağı dönem başladı. Peki bu sıkıyönetim gerekli miydi, diyebilirsiniz.
Hatırlayın, son dönemde art arda MSCI, S&P ve Dow Jones'tan açıklamalar gelmişti. Hepsi de sermaye piyasasında şeffaflık, gerçekçi fiyatlama ve net mülkiyet kuralları istiyordu. Esasında, sadece onların söylemine de bakmayın. Geçmişte dünyada yatırım fonlarında zaman zaman yaşanan sıkıntıları hepiniz az çok duymuşsunuzdur. Misal, meşhur

29