Adalet Bakanı Akın Gürlek'in koordinasyonunda Türkiye'nin dört bir tarafında 'vatansever' savcılar çok önemli dosyaları açmaya başladılar. Her biri, yıllardır aydınlatılmayan Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran olaylar...
Biliyorsunuz, 24 Ocak 1993'te Ankara'daki evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden, aradan 33 yıl geçmesine rağmen aydınlanmayan gazeteci-yazar Uğur Mumcu suikasti yeniden inceleniyor. 18 Aralık 2002 tarihinde Ankara'daki evinin önünde bir suikast sonucu öldürülen Dr. Necip Hablemitoğlu cinayeti ile ilgili davanın duruşması 14 Ekim'de yapılacak. 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ta düşen helikopterde hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması sil baştan yapılıyor. En son açılan dosya ise Bosna'da "Fedai", Azerbaycan'da "Köroğlu", Afganistan'da "Türk General", Orta Asya'da ise "Hayalet" diye anılan, bir dönem TSK ve MİT'te kritik görevler üstlenen, FETÖ'nün Orta Asya'daki okullarının kapatılmasında rolü ile bilinen, cezaevinde 'şüpheli' şekilde ölen Kaşif Kozinoğlu'yla ilgili... Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Ergenekon davaları kapsamında tutuklu yargılanan ve 13 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'ndeki sanık olduğu davada duruşma tarihine kısa bir süre kala şüpheli şekilde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Asya Bölgesi Sorumlusu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin dosyayı raftan indirdi. Olay tarihinde cezaevinde görevli 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 10'u gözaltına alındı, 1 kişi de firari çıktı. Uyuşturucu ve ünlüler soruşturmalarında adını sıklıkla duyduğumuz Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe, yeni iddialar ve dosyaya giren bilgiler ışığında, üstü kapanan sır ölümün perdesini aralayıp, dosyanın karanlık noktalarını ortaya çıkarmak için titizlikle çalışıyor.
Farkındaysanız, dört ismin de ortak yönü Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) yapılanmasını deşifre eden isimler olmaları...
Hatırlayın, Necip Hablemitoğlu da Uğur Mumcu da FETÖ'nün devlet içindeki kadrolaşmasını ve illegal yapılanmasını ilk gündeme getiren isimlerdendi. Muhsin Yazıcıoğlu, terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen'in Anadolu çocuklarını devşirerek ABD'nin kirli emellerine alet ettiğini yıllar önce söylemişti. Kaşif Kozinoğlu FETÖ'nün Orta Asya'daki okul yapılanmasını ve örgütün yurtdışı ağını raporlaştıran kişiydi.
Bu dört isimle ilgili dikkat çeken bir nokta da şu;
Nedense bu isimlerin ölümüyle ilgili dosyalar, hep tanıdık bir isme, CIA'in Türkiye'deki karanlık yüzü Enver Altaylı'ya bağlanıyor. (Altaylı'yı bilenleriniz vardır. FETÖ'nün Orta Asya yapılanmasının mimarı olan Özbek göçmeni... Türkiye'de istihbarat örgütlerinin maşası... 1963'te Kara Harp Okulu'ndan atılan sonra MİT'e giren, 1974'te de MİT'ten uzaklaştırılan bir isim... 2018'de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altaylı'nın 'ajan' olduğunu kamuoyunda dile getirmişti)

29