Zaman hızlı akıyor. Sevgili Genco Erkal'a veda edişimizin üzerinden iki yıl geçti. Ama o hep aramızda ve bugün de bizlere "Merhaba" diyor; 31 Temmuz 2026'da anıt mezarıyla birlikte açılan etkileyici tiyatrosundan. Ne yazık ki orada bulunamadım bu çok anlamlı günde. Ama başta kızı Ayşe Erkal olmak üzere Tuncay avdar, Özcan Arca ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum kendi adıma. Keşke hayattayken bir tiyatro binası olabilseydi Genco Erkal ve Dostlar Tiyatrosu'nun... Gerçekler ve "keşkeler" maalesef kesişemiyor. ok güzel yazılar yazıldı ve yazılıyor. Ben de bugün kısa dokunuşlarla İKSV tiyatro festival yönetmeni olarak çalıştığım 1993-2012 yılları arasında Genco Erkal ve Dostlar Tiyatrosu ile yaptığımız ve de festivalimizi zenginleştiren çalışmaları paylaşmak istiyorum. Bir tür bellek tazelemek de diyebiliriz buna.
TİYATRO FESTİVALİNDE UZUN BİR YOL1994 yılında Nâzım Hikmet'in İnsanlarım'ı, Genco Erkal'ın uyarlaması, yorumu ve oyunculuğu ile konuğumuz oldu. Ardından Bir Takım Azizlikler'le selam etti seyirciye Genco Erkal. Aziz Nesin'in eserlerinden sahneye uyarladığı bu çalışmanın müzikleri geçen yıl aramızdan ayrılan Arif Erkin'e aitti.
Paulo Coelho'nun ünlü romanı ve Mevlana'nın şiirlerinden alıntılarla Richard Saude ve George Pugget tarafından sahneye uyarlanmış olan Simyacı'yı Genco Erkal dilimize çevirmiş ve 2005'te yitirdiğimiz Mehmet Ulusoy sahneye koymuştu. Tülay Günal ve Emre Kınay rol alıyordu bu yapımda.
Bu parlak gösteriyi Ahmet Cemal'in "bir Brecht şöleni" olarak tanımladığı Yosma izledi. Bertolt Brecht'in şiir ve öykülerinden A. Kadir, Asım Bezirci, Can Yücel'in yaptığı çevirilerle Genco Erkal ve Zeliha Berksoy buluşuyordu seyirciyle...
2000 yılında 12. İstanbul Tiyatro Festivali'nde Can Yücel'in Can'ı ile büyüledi bir kez daha Genco bizleri. O yıl Genco Erkal'ın tiyatroda 40. ve Dostlar'ın 30. yaşını kutladığı yıldı.
2001 kritik bir yıldı tiyatro festivali için. Ülke çapında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle festival yapılamadı. Yine ilk darbeyi sanat yedi demek yanlış mı olur bilemem ama sponsorlar çekilince bize başka bir seçenek kalmadı.
VE O HARİKA KADINLAR KOROSU2002 Nâzım Hikmet'in doğumunun 100. yılıydı. Ayrıca bir yıl aradan sonra, festival yeniden başlıyordu. Elbette ki bu iki olayı birleştirmek gerekirdi. Genco Erkal'dan bir proje istedim. Kırmadı beni ve Nâzım'a Armağan doğdu. Kimler kimler yoktu ki Genco'nun antik tragedyaları çağrıştıran bu güçlü kadınlar korosunda: Yıldız Kenter, Ayla Algan, Zeliha Berksoy, Jülide Kural, Zuhal Olcay, Tilbe Saran, Işık Yenersu seyirciyi adeta büyülerken Sema sesi, Zeynep Tanbay koreografisi ile katkıda bulundular esere. Metin Deniz sahne tasarımı, Selim Atakan müzikleri ve Kemal Yiğitcan ışık, Bilge Mesci kostüm tasarımını gerçekleştirdi bu çalımanın. Nâzım Hikmet'in "Kurtuluş Savaşı Destanı" emperyalizme karşı mücadelesi, vatan hasreti, sevdaları, özlemleri vurucu bir üslupla yorumlanıyordu Genco Erkal ve kadınlar korosu tarafından. Özlemle anarım o günleri ve de artık aramızda olmayan Yıldız Kenter'i, Ayla Algan'ı... Ne yazık ki sanatla en ufak bir ilişkisi olmayan cumhurbaşkanının tek bir sözüyle 2008 yılında hayatımızdan adeta sökülüp alınan ve şimdi üstünde bir mescit bulunan Rumeli Hisarı Sahnesi'nde dört gece ayakta alkışlandı Nâzım'a Armağan. Ardından Kıbrıs'a ve İzmir festivaline gitti. Keşke Türkiye'yi dolaşabilseydi...
VE SONRASI2006'da

25