Başlıktaki tanımlama bana ait değil. The International Spectator adlı yayında James Worrall tarafından yazılmış bir makalenin başlığından esinlendim. O Arabistan'ın İsviçresi demişti. Kimileri de Umman için "sızdırmaz" ülke diyor. Tıpkı İran ile ABD arasında tekrar canlandırılmaya çalışılan görüşmelerde olduğu gibi, kolaylaştırıcılık rolü üstlendiği görüşmelerde uyguladığı sıkı gizlilik protokolü nedeniyle böyle anılıyor.
İran'ın onu tercih etmesinde bu özelliğinin yanı sıra, iyi komşuluk ilişkileri de rol oynuyor. Gerçi bazı Körfez ülkeleri bu durumu şüpheli bulsa da Umman dış politikasını bazı komşularının aksine tarafsızlık, diyalog, denge ve istikrar gibi kavramlarının üzerine inşa etmiş bir ülke.
2015'ten bu yana Yemen'deki çatışmada önemli rol üstlendi. İran ile ABD arasındaki temasın bugünkünden çok daha sınırlı olduğu bir dönemde, 2018 nükleer anlaşması (JCPOA) müzakerelerinde ve devam eden ateşkes arayışlarında sergilediği performans ile sonuca ulaşılmasını sağladı. 2017-2021 yılları arasında Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri Suudi Arabistan ve BAE'nin Katar'a yönelik ablukası sırasında tarafsız bir aktör olarak öne çıktı ve tüm taraflarla ilişki sürdürdü.
Büyük bir askeri ya da ekonomik güce sahip olmadan, bölgesel gerilimin eksik olmadığı bir coğrafyada sürdürdüğü diplomatik tavır ona itibar ve uluslararası arenada etki yaratma imkanı sağlıyor. Aynı zamanda güvenilir bir diyalog ortağı haline getiriyor.
Iran Analytica'da yakın zamanda yayınlanan "Tüm yollar Muskat'a çıkar" başlıklı makalesinde Hamidreza Azizi, İran'ın Umman'ı tercih etmesinin nedenlerini tartışıyor. Azizi özetle şunları söylüyor:
- Umman, İran için diyaloğu ve anlayışı kolaylaştıran bir arabulucu. Arabuluculuğu siyasi etki veya bölgesel statüye dönüştürmeyi amaçlamıyor.
- Muskat rolünü iletişimi sağlamak, mesaj iletmek ve tarafların yapıcı girişimler geliştirmesine yardımcı olmakla sınırlıyor. Kendi gündemini dayatmıyor.

19