ABD, dün sabaha karşı İran'ın nükleer tesislerini bombalayarak savaşa dahil oldu ama rejim değiştirme amacı taşımadığını açıkladı.
İsrail ise hem nükleer kapasiteyi hem de rejimi etkisiz hale getirmek istiyor. İranlıları ayağa kalkmaya çağırıyor, onlar için özgürlüğe giden yolu açtığını savunuyor. Peki içerde de, dışarda da muhalifleri olduğu bilinen yönetimin devrilmesi mümkün mü
"İran'da Değişim Siyaseti" adlı kitabı da olan ve İran üzerine çalışmalar yürüten Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü'nden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Caner'e bunu sordum. İranlı muhalifler, İsrail bombalarından medet umarlar mı Örneğin, İsrail desteği ile parlatılan devrik Şah Rıza Pehlevi'nin kendiyle aynı adı taşıyan oğlu ve monarşistlerin şansı var mı
Caner, öncelikle muhalif grupların çok dağınık ve birbirleriyle kavgalı olduğunu belirtiyor. Pehlevi'nin İran içinde desteğinin olmadığını, diasporada da çok az olduğun söyleyen Caner, "Bunları sosyal medyada çok güçlü gibi görmemizin nedeni, büyük oranda bot hesaplardan, İsrail'in desteğinden kaynaklı. Zaten sene 2025'de İran'da ne monarşisti, ne şahı O yüzden bunlar ihtimal dışı" dedi.
Yine kökü dışarda muhalif Halkın Mücahitleri Örgütü'nün (HMÖ) de bir gücü olmadığını kaydeden Mustafa Caner, İran-Irak savaşında, Saddam'ın yanında İran'a karşı savaşan örgütün "vatan haini" olarak görüldüğünü söyledi. Ancak İran içinde saklanan örgüt üyelerinin İsrail tarafından istihbarat amaçlı kullanıldığına dikkat çeken Caner, "Hem Pehleviciler hem Halkın Mücahitleri İsrail ile bir şekilde yolları kesişen ama İran içerisinde hiçbir tabanı olmayan oluşumlar" ifadesini kullandı.
Organik dönüşüm talebi
Muhalif ama İsrail ile bağlantısı olmayanların ise İsrail'in açtığı savaşı desteklemediğini vurgulayan Mustafa Caner, "Bu grup İranlıların kaderini İranlıların belirlemesini istiyor. Bir dönüşüm olacaksa, buna İranlılar önderlik etmeli, bu İsrail bombalarıyla olmamalı diyen, hem sisteme hem de dış müdahaleye muhalif olan bir grup. Tabii takdir edersiniz ki bunlar en zayıf olanlar" dedi.
İsrail'in bombaları altında hükümeti hedef alacak herhangi bir kıpırdanmanın sonucunun, HMÖ gibi olacağını ifade eden Dr. Caner'e göre, ancak işlerin kontrolden çıkması halinde hazırda bekleyen bazı örgütler harekete geçebilir. Caner şunları söyledi:
"Tahran'da yaşayan orta sınıf, kendini yaşam tarzı, demokratikleşme, anayasa, sivil özgürlükler kavramları etrafında ifade etmeye çalışanlar asla ayaklanmaz. İşler kontrolden çıkarsa, İsrail'in saldırısı çok ciddi bir boyuta, yani tüm bu askeri, siyasi yapıyı felç edecek, ortadan kaldıracak, Hamaney'i öldürecek bir noktaya gelirse... Bazı örgütler hazır bekliyorlar. Bunlar da Kürt ve Beluç silahlı örgütler. Bunlar daha ilk günlerde 'biz isyan etmeye hazırız' diye açıklama yaptılar. Bir kaos durumunda İsrail bu grupları çok rahat da silahlandırabilir. Beluçlar güneyden, Pakistan sınırının oradan, Kürtler biraz daha Kuzeybatı'dan, kendi ayrılıkçı ajandalarını gerçekleştirebilecek bir kapasiteye ulaşabilirler. Ama bu çok uç bir senaryo. Yani bir kaos olduktan sonra zaten bambaşka bir şey konuşuruz."

83