Irak neden DAEŞ'lilere ev sahipliği yapıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan daha önce birkaç kez Batılıların DAEŞ'lileri "koyacak yer bulamadıkları için", Suriye'de YPG'den gardiyanlık hizmeti aldıklarını söyledi. Bazı ülkeler DAEŞ mensubu vatandaşlarını sınırları dışında tutmayı, terörizmle mücadelede en güvenli yol buldu. "Parası neyse verelim, gittiği yerde kalsın" anlayışında oldular. 15 yaşında DAEŞ'e katılan Şamima Begüm en bilinen örneklerden. Begüm çocuğuyla Birleşik Krallığa dönmeye çalıştı ancak kabul edilmedi. Onun gibi başkaları da vatandaşlıktan çıkarılarak oldukları yerde bırakıldı.

CENTCOM 21 Ocak'ta Suriye'de tutuklu 150 DAEŞ'linin Irak'a nakledildiğini açıkladı. Irak basınına göre o günden bu yana transfer edilenlerin sayısı 500'ü aştı.

Toplam 7 bin kişi nakledilecek.

Peki neden Irak

Buna farklı cevaplar veriliyor. Kimine göre Irak'ın şartları Suriye'ye göre daha uygun. YPG daha önce de ABD'ye şantaj yapmak için DAEŞ'lilerin bulunduğu hapishanelerin kapısını açmıştı, son çatışmalarda da tekrarladı. Şam yönetiminin kapasitesi henüz yeterince gelişmiş değil. Bu yüzden Irak.

Kimine göre de ABD ve Batı, Şara yönetimine henüz tam güvenemiyor, o yüzden. Bu yorum birkaç nedenle gerçekçi değil. Birincisi; Şara da DAEŞ ile savaştı. Hatta J.Jeffrey'in Deniz Kilislioğlu'na verdiği röportajdan ABD'nin HTŞ ile DAEŞ'e karşı iş birliğinin köklerinin bildiğimizden eski olduğunu öğrendik. Suriyeli DAEŞ'liler de Suriye'de kalmaya devam ediyor. Jeffrey şöyle demişti; "Onların gardiyanlığını yapmak gerçekten çok zor bir iş ve şimdi bu sorumluluk paylaştırılıyor ve bu anlaşılır". İkincisi; ABD, Şara yönetimini DAEŞ ile mücadele koalisyonuna yakın zamanda resmen dahil etti. Artık birlikte operasyon yapıyorlar. Üçüncüsü; geçenlerde Palmira'daki DAEŞ saldırısını yapan Suriyeli bir güvenlik mensubuydu ama ölenler sadece ABD'liler değildi, Suriyeliler de vardı.

Iraktaki yerel kaynakların değerlendirmesi çok daha basit: Çünkü Suriye'deki DAEŞ'lilerin yüzde 60'ı Iraklı.

Irak 2025'te Suriye'deki kamplardan 29 seferle vatandaşı olan aileleri taşıdı. Bugüne kadar taşınan kişi sayısı yaklaşık 30 bin. Bunlar Musul civarındaki Ceda 1- Ceda 2 adlı kamplara yerleştirildiler. 150 DAEŞ mahkumunun ise 'birinci derecede tehlikeli kadrolar' yani örgütte üst kademelerde görev alanlar olduğu belirtiliyor. Bunların da Süleymaniye, Bağdat ve Zikar gibi vilayetlerdeki yüksek güvenlikli cezaevlerine yerleştirilmesi bekleniyor.

Peki Irak neden her açıdan kendisi için yüksek maliyet üretebilecek böyle bir işe gönüllü oldu

Irak DAEŞ teröründen çok çekti. Dolayısıyla; hesaplaşmak istiyor. Terörle mücadeledeki kararlılığını DAEŞ'lileri yargılayıp, cezalandırarak gösterebilecek. Bir başka neden, kampların 'yeni jenerasyon DAEŞ'liler' için bir tür okul işlevi görmesi. "Irak'ta her zaman bir DAEŞ korkusu vardı" diyen bir uzmana göre Irak, bunların gelecekte kendisi için tehdit oluşturmasından endişe ediyor. Konunun Suriye ile bağlantılı bir yönü de var. Şara'nın yönetime gelmesinden sonra Bağdat'ta "yeni bir Sünni dalgası korkusunun" ortaya çıktığı belirtiliyor. Adı tekrar başbakanlık için geçen ve Şii politikalarında etkili Nuri Maliki ile Kays Ghazali gibi isimler bu görüşleri işleyenler olarak anılıyor. Yani 'kontrol amacı' da var.