Birinci Karabağ Savaşı'nda topraklarını terk etmek zorunda kalanlar artık evlerine dönüyor! Olağanüstü gayretle yeniden kurulan köylere, kasabalara ve kentlere yerleşiyorlar. Onların tersine göçüne "Büyük Dönüş" deniyor...
"Çok zorluk çektik" diye özetledi yaşadıklarını Veli Hüseyinov. Birinci Karabağ Savaşı'nda Laçın'daki topraklarını yalnızca üzerindeki kıyafetlerle terk etmek zorunda kalmıştı. Kısa süre önce kardeşi, çocukları, gelinleri ve torunlarıyla Azerbaycan devletinin bedelsiz tahsis ettiği Sus köyündeki evine yerleşmesini ise "İnanmıyorduk ama oldu" sözleriyle anlattı. Onun gibi yüz binlerce kişi var.
Giderken sayıları yaklaşık bir milyondu. Geçen 30 yıldan fazla sürede onlara çocuklar ve torunlar eklendi. İşgalden kurtarılmasından sonra Karabağ'a dönenlerin sayısı şimdilik yaklaşık 60 bin. Olağanüstü gayretle yeniden kurulan köylere, kasabalara ve kentlere yerleşiyorlar. Onların tersine göçüne "Büyük Dönüş" deniyor.
Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV)ile Kültürlerarası Ağ Derneği'nin "Barışın Coğrafyası Karabağ: Güney Kafkasya'da İmar, İstikrar ve Bölgesel İşbirliği" başlıklı programı kapsamında Büyük Dönüş çerçevesinde yapılanları yerinde gözlemledim.
Ağdam: Yoktan varoluş
İlk durak Ağdam. Kente girenleri "İşgalden azat olmuş topraklara giriş yaptınız" yazılı bir tabela karşılıyor. 44 günlük savaşın üzerinden altı yıl geçse de sanki savaş daha dün bitmiş gibi hissediyorsunuz. Kilometreler boyunca yanmış, hâlâ üzerinde ot bitmemiş araziler uzanıyor. Taş üstünde taş kalmamış bölgedeki görüntü, savaşta en ağır tahribatı alan yerin Ağdam olduğu tespitini kanıtlıyor.
Geniş yolda ilerlerken bir süre sonra görüş alanına boyları henüz kısa olsa da nizami dikilmiş binlerce ağaç fidesi ve sahiplerini bekleyen yüzlerce köy evi giriyor. Biraz ileride ise anıtları, camileri ve apartmanlarıyla yükselen yeni kent beliriyor.
Ağdam'da sadece kent değil; hızla tamamlanıp faaliyete geçirilen bir organize sanayi bölgesi de var. Devletin önemli vergi teşvikleri sağladığını anlatan fabrika sahipleri, örneğin Türkiye'ye ihraç edilen ürünler için yalnızca KDV ödediklerini aktarıyor. Duvar kağıdı üreticisi firma sahibi ürünlerinin öncelikle Ağdam'da inşa edilen yapılarda kullanıldığını belirtiyor. 80 kişiye istihdam sağlayan iş ayakkabısı üreticisinin çalışanları da bir zamanlar "kaçkın" olmak zorunda kalanların çocukları. Sanayi, finans, turizm, tarım ve hayvancılık gibi farklı alanlara uygun yerleşim konseptleriyle yalnızca dönüş değil, dönenlerin kendi yerleşik sermaye birikimini oluşturması da hedefleniyor. Çünkü büyük dönüşte öncelik Karabağ'dan göç etmek zorunda kalanların.
Mayın gerçeği
Karabağ'a dönüş rastgele biçimde gerçekleşmiyor. Azerbaycan devleti, ayrıntılı planlanmış ve kontrollü bir program yürütüyor.
Büyük dönüşü başlatabilmek için öncelikle güvenli yaşam alanları oluşturmak gerekiyordu. Dolayısıyla çözülmesi gereken sorunların başında mayın geliyor. TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, savaştan sonra mayın tehlikesine dikkat çeken kırmızı üçgenlerin uzaktan oluşturduğu tabloyu "lale bahçesi gibi, her yer kıpkırmızıydı" diye anlattı. Bugün güvenli koridor oluşturma çalışmaları hala devam ediyor. Sonra da yol, su ve elektrik olmayan yerlere öncelikle bu hizmetler taşınıyor. Ardından yerleşim alanları oluşturuluyor.
Türkiye'den gelen basın mensuplarını kabul eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, toprağa saçılmış "ölüm tohumları" olarak tanımladığı mayın sorununun daha uzun yıllar süreceğine işaret etti. Azerbaycan topraklarının yüzde 12'sinin mayınlı olduğunu belirten Hacıyev, 1990'ların başındaki Bosna Savaşı'ndan kalan mayın sorununun bile halen devam ettiğini hatırlattı. Hacıyev'e göre sorun imar faaliyetlerini engellemeye dönük ciddi bir tehdit.
Potansiyeli açığa çıkarmak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev, Karabağ'ın yenilenebilir enerji kapasitesini doğru biçimde kullanmak için kısa vadede 20'ye yakın hidroelektrik santrali (HES) kurulduğunu söyledi. Hacıyev, bunun Azerbaycan'ın elektrik üretim potansiyeline katkı sağladığını, Cebrail'de de bir güneş enerjisi santrali kurulduğunu belirtti.
Karabağ önemli su potansiyeline sahip. Azerbaycan suyunun yaklaşık yüzde 25'i bu bölgede. Potansiyelin Karabağ kadar genel olarak Azerbaycan için değerlendirilmesi hedefleniyor. Laçın'daki Hekeri Çayı'ndan Fuzuli'ye ve Ağdam'a kadar uzanan su boru hattıyla güvenli içme suyuna erişim sağlanıyor.

15