Deniz Yıldırım Tüm Köşe Yazıları

189 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Cumhuriyet'e veda

Başlangıçlar kadar vedalar da zordur. Ben daha fazla zorlaştırmayayım.2018 yılının eylül ayından bu yana, yani dört yıla yakın zamandır Cumhuriyet'te yazıyorum. Çoktandır; ülkenin içine sürüklendiği büyük açmazı, düşünsel boşluğu, siyasal çıkışsızlığı daha genişletici bir zemin için fırsat, ilkelerden ödün vermeden cumhuriyetçilik fikrini yeni topl

04.06.2022
23 0 0

'Koalisyon eşittir kriz' formülü üzerine

İktidarın yürütmeyi tekelleştiren yeni sisteme geçerken önemli vaatlerinden birisi "istikrar"dı. Ekonomik istikrara ne ölçüde yaradı, yaşayarak öğreniyoruz; halkın istikrarlı bir şekilde yoksullaşması, memleket kaynaklarının bu yoksullaşma ortamında yerliyabancı şahıs ve gruplara aktarılması çerçevesinde bir istikrar olduğu kesin.Fakat propagandanı

21.05.2022
24 0 0

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sayesinde, iki bloklu, parti bölünmelerinin azaldığı bir tabloyu arzuluyordu iktidar ortakları. Tablo tam tersi yönde ilerliyor. Son üç yıldır, AKP iktidarının ilk 15 yılında görülmediği kadar sayıda yeni parti kuruldu, daha da kuruluyor. Fakat genel olarak programlar, siyasetler temelinde kurulan partilere değil, d

07.05.2022
26 0 0

Hak mücadelesi

Her yıl iş cinayetlerinde yüzlerce işçi can veriyor. Ben yazıyı yazarken Tuzla'da bir fabrikada yangın çıktı, üç işçi daha yaşamını yitirdi.Emeğiyle geçinenler var ülkede; bir de emekçinin yarattığı değerle geçinenler. Emeğiyle geçinenler için hayat günden güne zorlaşıyor. Çalışma şartları kötü, ücretler yetersiz, iş güvencesi yok. Hayat pahalılığı

30.04.2022
26 0 0

23 Nisan ve iki halkçılık

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Dini bayramlar için her kuşakta bir "geçmiş zaman" özlemi vardır; biliriz, duyarız. "Nerede o eski bayramlar" serzenişinde, geniş ailelerin dağılmasına, göçlerle büyüyen mesafelere tepki, birlikteliklere ise hasret saklıdır. Milli bayramlarda ise zaman, daha ziyade gelecekle ilişkilidir. Milli devle

23.04.2022
29 0 0

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Her kuşak, içine doğduğu bireysel ve toplumsal koşullara göre bir gelecek zaman düşselliğine sahip oluyor. Zaman objektif olarak, dakikalarla, saatler ve günlerle ölçülebilir olsa da algılanışı, kişiden kişiye ve kuşaktan kuşağa değişiyor. 20 yıl önce bana "gelecek" olarak görünen zaman, artık şimdiki zaman. Düşlediğim Türkiye bu değildi elbette.Di

16.04.2022
33 0 0

'Sonra hayat devam etti'

Anna Seghers, Ölüler Genç Kalır adını taşıyan etkileyici romanının bir yerinde şöyle bir saptama yapıyor: "Sonra hayat devam etti. Önceleri biraz tutuk tutuk. Umutlar azalmış olarak. Eski hızıyla sürdürülemezmiş gibi. Ama umuttan yana biraz daha yoksullaşmış hayat, sonra günlük hayat oldu yine."Galiba insanın bir yeteneği de olağanüstü zorluklara u

02.04.2022
31 0 0

Değer mi hiç

Türkiye'de gelenekçi sağın en fazla üzerinde durduğu olgulardan birisi kalkınmadır. Fakat kendi kalkınma söylemlerini diğer siyasetlerden ayırmak için sıklıkla maddi kalkınmanın yanında manevi kalkınmadan da söz ederler.Söz konusu kalkınma söyleminin tüm gücü ele geçirdiği ve ütopya adı altında distopyasını uygulamaya koyduğu bir dönemi yaşıyoruz.

26.03.2022
28 0 0

Savaş ve siyaset

Rusya'nın Ukrayna'ya dönük işgal operasyonu, küresel ekonomik ve siyasal dengeleri olduğu kadar, ülkelerin kendi içlerindeki siyasal denklemleri de etkileyebilecek nitelik taşıyor.Bu etkilerin içeriği her ülkede farklı yaşanıyor. Kimi ülkelerde, artan gıda ve enerji fiyatları nedeniyle iktidarlara dönük tepkilerin, uzun vadede muhalif parti ve hare

19.03.2022
30 0 0

Transit

Ukrayna'da yaşananları farklı uluslararası kaynaklardan izlemeye çalışıyorum. İşin stratejik ya da jeopolitik çözümlemesi elbette bir yanı. Fakat savaşlar, sıradan insanın yaşadığı yıkımların sahnesidir aynı zamanda. Cephede ölen de yerinden olan da sıradan insandır çoğunlukla. Ve savaşlar, çok daha geniş ölçekte mekân algılarımızı sarsar.Bu elbett

12.03.2022
31 0 0