Zirvenin görünmeyen yüzü

Başkent, NATO Zirvesi'nde organizasyon sınavını başarıyla verdi. Zirve öncesinde Ankara'nın altyapısı 32 dünya liderini – ki Ukrayna ve Suriye Devlet Başkanları gibi isimler de listeye ayrıca dahil oldu- eşlerini, beraberinde getirdiği heyetleri aynı anda ağırlayabilecek kapasiteye sahip olup olmadığı bir soru işaretiydi. Ama korkulan olmadı; dahası Ankara hafızalara ağırladığı misafirlerin gayet memnun ayrıldığı bir başkent olarak kazındı.

Tartışılan önlemler

Elbette zirveye giden süreçte tartışmalar olmadı değil. Havalimanından şehre giderken NATO brandalarıyla gecekondu bölgelerinin kapatılmaya çalışıldığı iddiası, yollardaki asfalt ve peyzaj çalışmaları, Ankara'da eksik görülenlerin bu zirve için düzeltiliyor olması sosyal medyada kâh sert sözlerle kâh mizah yoluyla eleştirildi. Kuğulu Park'taki kuğulara papyon taktırılan yapay zekâ fotoğraflarına eminim denk gelmişsinizdir. Ayrıca Ankara'da siyasi protestoları engellemek için denetimlerin arttığı da biliniyor.

Zirve günlerinde Ankara'nın apartmanlarına şöyle bir göz gezdirenler tek tük ışık gördüler, belli ki Ankaralılar zirve çilesini öngörmüş ve şehir dışı tatillerini bu günlere denk getirmişti. Şehirde kalanlarsa belki canlarından bezdiler ama bu önlemlerin çoğu uluslararası zirvelerdeki standart prosedürlerdendi.

Saat gibi çalışan sistem

Bunlar zirve alanının dışında kalanlardı. Bir de zirvenin yapıldığı 'kırmızı' alanda olanlara bakalım.

Bu tip zirvelerde gazeteciler için en büyük endişe genellikle ortaktır: İnternet düzgün çalışacak mı, canlı yayın noktası bulunabilecek mi, yayın noktalarına gidip gelen servisler düzgün çalışacak mı, yiyecek-içecek bulunabilecek mi Burada zirveyi düzenleyenler bir tebriği hak ediyor: Zira bunların neredeyse hiçbiri sorun olmadı. Sistem, daha ilk andan itibaren saat gibi çalıştı.

Kopuk halka yoktu

Derler ki, bir organizasyonun başarısı, kimsenin organizasyonu konuşmamasından belli olur. Ankara bunu başardı. Servis araçlarından, ana giriş noktalarına, yönlendirme tabelalarından, basın merkezindeki desteğe, yemek organizasyonunda aşçısından, garsonlara kadar her halka birbirini tamamladı.

Görevliler hem güler yüzlüydü hem inisiyatif alıp çözüm üretebiliyorlardı. Örneğin acil bir ihtiyaç halinde tek kişi için bile servisin hareket ettirilebildiğini gördük. Ama geride kalanlar için de derhal başka bir otobüs devreye sokulabildi. Bir görevli bir kişiye yardım etmek için görev sahasından ayrıldığında, yerini hemen bir başkası aldı. Kırmızı alan için belki yapılabilecek tek eleştiri, canlı yayın noktaları için ayrılan alanın çok dar olmasıydı. Zirve saatlerinde güneşin tersten gelmesi televizyoncular için büyük sıkıntı oldu.