Pakistan'da uzun bekleyiş

Pakistan'ın ABD-İran müzakerelerindeki arabuluculuğu halkı umutlandırırken, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim enerji krizine dönüşüyor—peki bu barış arayışı gerçekten Pakistan'ı kurtarabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Pakistan'ın ABD-İran ateşkesi müzakerelerinde arabulucu rolü oynamasının, ülkenin uluslararası arenada yeni bir vizyon kazandırdığını öne sürüyor. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle petrol ve enerji arzı kesintiye uğrayıp, Körfez'deki 6 milyon Pakistanlı işçinin geleceğini tehdit ediyor. Pakistan'ın bu denge oyununda tercih ettiği taraf gerçekten barışa ulaştıracak mı, yoksa her iki tarafın da kaybettirdiği bir oyunun ortasında mı sıkışmış?

Pakistan, 11 Nisan'daki ilk turun ardından ikinci tur için tüm hazırlıklarını yapsa da 'Hürmüz'deki ABD ablukası' süreci kilitledi ve Trump'ın salı günü açıkladığı ateşkesi uzatma kararına rağmen masa kurulamadı, İslamabad'da uzun bir bekleyiş başladı.

Üç gün boyunca İran'ı ikna etmeye çalışan Pakistan nihayet cuma günü bir yanıt alabildi. Pakistan ve İran Dışişleri Bakanları'nın telefon görüşmesinden sonra, Abbas Arakçi'nin İslamabad'a geleceği fakat bunun ikili bir ziyaret olacağı açıklandı. Arakçi'nin Pakistan'dan sonra Moskova ve Muskat'a gidecek olması da dikkat çekti.

İslamabad'a ulaşan ilk bilgiler

Edinebildiğim bilgiler, bu ziyaretler 'zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması için Devrim Muhafızlarını da tatmin edecek bir formül arayışına dönük' yapılıyor. İkinci tur öncesi nükleer meselede 'İran içindeki pürüzler aşılmaya' çalışılıyor. Yeni tur için Arakçi'nin bu ziyaretlerinin sonuçları beklenecek. Elbette Hürmüz için de bir formül arayışı perde arkasında sürüyor. Eğer ABD İran'dan gelen teklifi kabul ederse heyet yola çıkacak.

Pakistanlılar ne düşünüyor

Gelelim Pakistanlıların bu süreçle ilgili ne düşündüğüne... Günlerdir ikinci turu beklerken şehirde edindiğim izlenimim şu: Görüşme tarihinin bir türlü netleşmemesine rağmen güvenlik önlemlerinin aynı şekilde devam etmesi İslamabadlıları bunalttı. Fakat bir taraftan da bu arabuluculuk yapmaktan memnunlardı. Üniversiteden yeni mezun olmuş bir genç şöyle diyordu: ''Biz bugüne kadar dünyanın bir köşesinde kalmış bir ülkeydik. Böyle bir müzakere sürecini hiç yürütmedik. Şu anda ülkenin yeni vizyonunu görüyorsunuz, ki bu daha önce yoktu.''

'İki taraf da taviz vermeli'

İslamabad'da, Başbakan Şahbaz Şerif ama özellikle Genelkurmay Başkanı Asım Münir'e büyük teveccüh var. İslamabadlı bir yazılım mühendisi genç şöyle diyor: ''İkisi de bu barış için gece gündüz çalışıyor.''

Pakistan'ın orta-üst gelir seviyesinden bir orta yaşlı kadın ise, ''İran'ın daha iyi bir pozisyonda olduğunu düşünüyorum ama ABD de İran da bir adım atmalı ki bir uzlaşıya ulaşabilsinler. Umutsuz değilim'' yorumunu yapıyor.

Gençler Trump'tan yorgun

Özellikle genç Pakistanlılar savaşı başından itibaren çok dikkatli izliyor. Müzakere pozisyonlarına ve detaylarına hakimiyetleri dikkat çekici. Bir bankada çalışan 30'lu yaşlarındaki Pakistanlı şöyle diyor:

''İran'ın tüm zenginleştirilmiş uranyumunu başka bir ülkeye vermesi adil değil. ABD'nin kısıtlamalarını kabul edeceğini sanmıyorum. Trump da sabah başka akşam başka konuşuyor.''

Bir başka Pakistanlı genç de aynı görüşte: ''Görüşmeler çıkmaza girmiş durumda. Sosyal medya paylaşımlarıyla Trump, İran üzerinde daha çok baskı kuruyor. Bu, müzakere sürecini zorlaştırıyor.''