Mutfakta biri var

NATO Zirvesi Ankara'da başlıyor. Dünyanın gözü burada ama Ankara'yı sadece bir 'ev sahibi' olarak görmek haksızlık olur. Zira Türkiye gündemi şekillendirmiş, krizleri yönetmiş, yeni güvenlik mimarisine içerik üretmiş ülke konumuyla da bu zirveye ağırlığını koyuyor. Bir başka deyişle Türkiye, bugünün 'içeriğini' yaklaşık 1,5 yıldır ilmek ilmek örüyor.

2018'den bugüne...

Her şeyden önce, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu zirveye katılmasına ilişkin ikna çabalarının arkasında Türkiye'nin rolünü unutmamak gerek. Perde arkasında yaşananları anlayabilmek için takvimi biraz geriyesarmamız yerinde olur.

2018 Brüksel Zirvesi'nde yaşananları hatırlayalım. ABD Başkanı Donald Trump külfet paylaşımı meselesinin tartışıldığı bölümde, pek çok ülkenin bütçelerinde savunmaya ayırdığı payları tek tek okuyarak tepki göstermiş, ardından "Bu toplantıya devam etmenin hiçbir anlamı yok!" diyerek, toplantıyı terk etmeye kalkmıştı. O dönemin NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg "On My Watch" isimli kitabında aklından geçenleri şöyle not etmişti:

"NATO'nun dağıldığı zirve bu olabilir!"

Trump o tarihten bugüne kadar NATO ülkelerini hep suçladı, İran savaşı ile 'müttefiklerini yanında göremeyince' öfkesi daha da arttı.

Rutte'nin yardım talebi

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu katı tutum karşısında soluğu 21-22 Nisan 2026'da Türkiye'de aldı, zirveye Trump'ın katılımına ikna etmek için Cumhurbaşkanı RecepTayyip Erdoğan'dan yardım istedi.

Trump'ın, "Başka bir ülkede olsaydı gitmezdim" sözleri, pek tabii, iki lider arasındaki kişisel ilişki olarak alınabilir; ama aynı zamanda Türkiye'nin NATO içindeki kolaylaştırıcı ağırlığını tescil ettiğini de görmek gerekir.

İlk savunma forumu

NATO'nun resmi programına ilk kez bir Savunma Sanayii Forumu'nun eklenmesinin ardında da yine Türkiye'nin çabaları var.

Geçmiş yıllarda bu forumlar bir yan etkinlikti. Bu format değişimini sadece sembolik bir değişiklik değil, NATO'daki zihniyet değişikliği olarak da görmek gerekiyor.

Cumartesi bu köşeden NATO 3.0 ile İttifak'ın nasıl bir zihniyet dönüşümüne girdiğini paylaşmıştık. Bu zirvenin de bir önceki zirve olan Lahey'den farkının 'taahhütlerin yerine nasıl getirileceğine ilişkin uygulama zirvesi' olacağını ifade etmiştik. Türkiye, son 10 yılda hızla gelişen ve artık önemli bir kası olan savunma sanayisini masaya koymak istedi ve böyle bir forumu diğer ülkelerin uygulamalarının da görülebileceği bir formatta resmi programa ekletti.

Körfez denklemi

Salı akşamı yapılacak üç önemli toplantının mimarisinde de Ankara'nın katkısı büyük. Biri, İstanbul İş Birliği Girişimi'nin (İstanbul Cooperation Initiative, ICI) Dışişleri Bakanları toplantısı. Diğeri Asya Pasifik ülkelerinin Dışişleri Bakanları ile yapılacak olan... Ve sonuncusu NATO-Ukrayna Konseyi toplantısı... Her bir toplantının formatı, 'gündemiyle' doğru orantılı şekillendirildi.