NATO zirvesi, S-400 ve F-35 eksenindeki kritik gelişmelerin hemen ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yoğun güvenlik önlemleri altında Kiev yolunda. Tren yolculuğu, hem savaşın etkilerini hem de müzakere arayışlarının zorluğunu gözler önüne seriyor.
Rusya'nın son dönemde radarına en çok takılan ülkelerden biri kuşkusuz Türkiye. NATO zirvesi Ankara'da yapılmış, zirve sırasında ABD ile F-35'ler konusunda 'söylem' düzeyinde de olsa ilerleme sağlanmış, nihayetinde Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satışı için görüşmelere başlanması kararı verilmişken, aksi düşünülemez. Böyle bir süreçte Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Ukrayna ziyareti de benzer dikkatle takip edilecektir.
Ziyaretin zamanlaması
Bakan Fidan'ın Kiev'e yapacağı seyahati izleyen gazeteciler arasında ben de varım. 10 saati aşkın süren tren yolculuğumuza dair notları paylaşacağım ancak öncelikle bu ziyaretin zamanlaması için bir parantez açayım. Fidan, bir yılın ardından ilk kez Kiev'e gidiyor ama bu ziyaret bir dizi gelişmenin ardından oluyor. Şöyle bir hatırlayalım:
16-17 Haziran Moskova'da Vladimir Putin ile görüşmüştü. Ardından 7-8 Temmuz'da Ankara'da NATO Zirvesi oldu. Devlet Başkanı Volodimir Zelenski Türkiye'deydi, hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hem de ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. NATO üyesi ülkelerin Ukrayna'ya verdiği askeri ve mali desteği de unutmayalım.
Hafta başında ise Paris'te "Ukrayna'nın dostları" toplantısı vardı. Fidan, Paris'ten Kiev'e geçerek bu ziyareti yapıyor. Bir başka deyişle, son bir ayda tüm tarafların görüşlerini dinleyip bir kez daha masaya oturuyor.
İki ayrı kulvar
Fidan'ın işi kolay değil, zira Batı, Rusya ile savaşında iki kulvar arasına sıkışmış durumda. Dışişleri Bakanı da yola çıkmadan Polonya'nın sınır şehri Premysl'deki konuşmasında buna vurgu yaptı:
"Avrupa'da iki farklı yaklaşım var. Savaş çabaları nasıl desteklenir ve savaş çabaları nasıl durdurulur."
Türkiye savaşı durdurmak isteyen tarafta ama bu hiç de kolay değil. Zira saha kızıştı ama ABD Başkanı Trump "Putin yakında bir anlaşma yapmaya hazır" dese de, Rus Lider Vladimir Putin'in masaya oturmaya hazır olduğuna dair bir sinyal yok.
Karadeniz'i etkileyen tablo
Ukrayna Savaşı'nda sahadaki son durumu 4 Temmuz'daki köşe yazımda aktarmıştım. Tekrara düşmeyeyim ama sahada karşılıklı İHA ve füze saldırıları, Karadeniz seyrüseferini de etkileyecek bir boyuta taşınıyor.
Savaş Çalışmaları Enstitüsü'nün 11 Temmuz tarihli raporu karşılıklı saldırılar yüzünden 30 Haziran'dan 11 Temmuz tarihine kadar Azov Denizi'nde seyrüsefer yapan tanker sayısının yüzde 55 oranında düştüğünü gösteriyor. O bölgedeki çatışmaların Karadeniz'e sıçraması Ankara'nın en büyük korkularından...
Hakan Fidan'ın masaya koyacağı temel başlıklardan biri de bu olacak. Müzakere kapısı aralanır mı Sahadaki çatışmalar Putin'i bir anlaşma yapmaya iter mi Bunu söylemek için erken. Müzakere kapısı aralanır mı Belki, zira Putin müzakere zeminini hala 2022'deki İstanbul mutabakatı olarak görüyor. Ancak yeniden bir süreç başlasa da bunun liderler düzeyinde olması beklenmemeli. Bu açıdan diplomatik kaynaklar, her an her şeyin olabileceği gibi, hiçbir açılımın olamayacağının da hesaba katılması gerektiğini söylüyor. Bakalım Ukrayna dosyasına yarın nasıl uyanacağız.
KİEV YOLUNDA...
■ Ukrayna'nın başkenti Kiev'e ulaşmak kolay değil; en sağlıklı yol Polonya üzerinden açılan demiryolu hattı
■ Önce İstanbul-Varşova (yaklaşık iki saatlik uçuş süresi), ardından Rzeszow'a geçmek gerekiyor (havayoluyla bir saat, karayoluyla üç saat), oradan da bir saat Polonya-Ukrayna sınır şehri Przemysl'ye ulaşıyorsunuz,

3