İsviçre'de de Lübnan sancısı

ABD ve İran arasında iki ay süren müzakereler sonrasında mutabakat zaptı liderler düzeyinde imzalandı. Şimdi sıra 60 gün sürecek görüşmelerdeydi ama o da yine yılan hikayesine dönecek gibi görünüyor.

11 Nisan'da Pakistan'ın İslamabad kentinde başlayan müzakere sürecini başından itibaren yerinde takip edince her an yeni bir pürüz çıkması çok da şaşırtıcı gelmiyor. İsviçre'deki görüşmeler öncesi zihnimizde bu ihtimal hep vardı. Nitekim öyle oldu. Dahası en son kilitlenmenin yine Lübnan üzerinde olması da pek sürpriz olmadı.

Pakistan'dan İsviçre'ye uzanan yol

Hatırlayanlar olacaktır, İslamabad'daki ilk görüşmede İran tarafı, 'Lübnan anlaşmaya dahil, buna uyulmazsa masaya gelmeyiz' demişti. Bugün metinde açıkça yazılı olmasına rağmen İsrail saldırılarını durdurmadığı için Bürgenstock masası sallandı.

Perşembe günü masa dört kez devrilip geri geldi. Pakistan ve Katarlı arabulucular, öncü heyetler ve ev sahibi İsviçre'den diplomatlar Luzern şehrindeki Bürgenstock'ta beklemedeydi. Ulaştığım bir kaynak, ABD ve İranlı heyetlerin birlikte fotoğraf verip vermeyeceğine kadar her şeyin hâlâ bir müzakere konusu olduğunu anlatıyordu.

Hibrit model

Bu satırlar yazıldığı sırada tarafların hafta sonu buluşup buluşmayacağı belirsizdi. Ama arabulucular uzun süredir mutabakat zaptında belirlenen 60 gün süreyi etkin kullanabilmek için görüşme formatlarına dair fikir jimnastiği yapıyordu. Perde arkasından yansıyan bilgilere göre görüşmeler için bir hibrit model düşünülüyor.

Yani tarafların Bürgenstock'ta bir odaya kapanıp günlerce konuşacakları bir müzakere hali görmeyebiliriz. Pakistan'daki ilk turda oluşturulan üç komite (siyasi, ekonomi ve yasal süreçlerle ilgili) ayrı ayrı toplantılar yapabilir. Örneğin 14 maddelik anlaşmada görüşülecek temel başlıklardan biri İran'ın Körfez, ABD, Çin gibi farklı ülkelerdeki bankalarda dondurulmuş varlıklarını ekonomi komitesi ele alacak. İlk etapta Körfez'deki varlıklar 'çözülecekse' bu toplantılar Doha'da yapılabilir. Nükleer konudaki müzakereler Bürgenstock'ta olabilir. Yaptırımların kaldırılma takvimi nükleerdeki adımlara bağlanacağından buraya eklenebilir. Siyasi bazı konular İslamabad'da görüşülebilir. Dolayısıyla süreç aralıklarla ama farklı lokasyonlarda, eşzamanlı şekilde yürüyebilir.

Obama'nın anlaşması daha mı iyiydi

Yukarıda saydığımız başlıklar zorlu bir müzakere sürecini gerektiriyor. Çünkü perşembe günü yürürlüğe giren mutabakat zaptı pek çok belirsizlikle dolu. Bugünkü mutabakat, İran petrolünün satışının önünün açılması ya da donmuş varlıklarının serbest bırakılması gibi bazı başlıkları içerdiği için ister istemez 2015 yılında eski Başkan Barack Obama'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Avrupa Birliği'nin dahil olduğu anlaşma ile kıyaslanıyor. Bugünkü mutabakat İran'ı güçlendiriyor mu, Trump'ınki Obama'nın İran'la yaptığı anlaşmadan geri mi, değil mi Bu soruların henüz net cevapları yok. Bu başlıklarda kesin bir kanıya varmak şu aşamada mümkün değil çünkü bugün tamamlanmış bir süreçten bahsetmiyoruz.