İsrail'in 'su' işgali

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara'nın bir kafede Visa kartıyla yaptığı ödeme, dünyanın farklı bir yerinde haber bile olmayacakken, ülke için sembolik bir anlam taşıyordu. Zira Şam yönetimi 50 yıla yakın süredir yaptırımlar altındaydı ve son 15 yıldır da uluslararası ödeme sistemlerinden tamamen dışlanmıştı.

Washington, yaptırım politikasını değiştirdi, Suriye'yi 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkardı ve bir başka deyişle küresel sistemin vanasını Suriye için açtı. Fakat yazının konusu bu değil. Ülkenin güneyinde İsrail'in elinde tuttuğu ve kesilmeyeceğinin garantisi olmayan bir başka vana: Su!

İşgalin anlamı

İsrail, Beşar Esad yönetimi devrildikten sonra 1974 anlaşmasının kadük kaldığını düşünerek, işgal ettiği Golan Tepeleri çevresindeki askeri nüfuzunu genişletti. İşgal iki yılda kuzeyde Cebel eş-Şeyh (Hermon Dağı) zirvelerinden, güneyde Dera kırsalındaki Yermuk Havzası'na kadar uzandı. İsrail'in stratejik ilerleyişi, böyle yazılınca anlaşılmıyor ama haritaya bakınca ürkütücü bir tabloya dönüşüyor. Zira bu bölgeler güney Suriye'nin stratejik su kaynaklarının olduğu havzalar... İsrail tarımsal üretim ve içme suyu altyapısı, rezervuarlar, besleme kanalları ve iletim şebekelerini ya doğrudan kontrol altına aldı ya da tahkim etti.

Middle East Eye'da Mayıs 2026'da çıkan bir analizde, 'akıllı sınır' olarak tanımlanan 'doğu sınır güvenlik bariyeri' projesine dikkat çekiliyor. 500 kilometre uzunluğundaki bu sistem; yapay zekâ, otonom İHA'lar ve kara robotları ile uzun vadeli bir fiili hakimiyet alanı inşa etmeye dönük şüpheleri artırıyor.

Barajlara barikat

İsrail'inki öylesine stratejik ilerlemeydi ki, örneğin su rezervleri açısından kritik Cebel eş-Şeyh'in (Hermon Dağı) zirvesinin ve bazı yamaçlarının İsrail denetimine girmesi Şam'ın kontrol ve izleme kapasitesini bitirdi.

Bir başka örnek: Yermuk Nehri havzası ve onu besleyen hatların stratejik kesişim noktalarında askerlerin konuşlanmasıydı. Bu da barajlara erişimi engelledi. Örneğin, bölgenin en büyük rezervuarı, Kuneytra ve Batı Dera'daki tarım arazilerinin yaklaşık %60'ının su ihtiyacını karşılayan El Mantara Barajı barikatlarla çevrildi.

Göçe zorlama

Kuneytra Su İdaresi raporları ve bağımsız saha araştırmalarına göre, su altyapılarına saldırılar da bu süreçte kayıtlara geçti. Örneğin Umm el-Azam ve civarındaki köylerde ana iletim hatları askeri iş makineleriyle parçalandı, su kuyularını besleyen pompalara hasar verildi.

Bölgeyi izleyen uzmanlar, sistemlerin çökertilmesini, hatta onarım için bölgede bulunan yerel halka ateş açılmasını, 'göçe zorlamayı hedefleyen bilinçli bir strateji' olarak not etti.