ABD-İran arasında ateşkes ihlallerine rağmen mutabakat çabaları sürerken, Çin -uzakta gibi görünse de- bu sürecin merkezinde yer alıyor. Bu süreçte iki önemli ziyaret, Pekin'in pozisyonunu anlamlandırmak için üzerinde durulmaya değer: Biri İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin 6 Mayıs'ta yaptığı Pekin ziyareti, diğeri de ABD Başkanı Donald Trump'ın 14-15 Mayıs'ta yapacağı Çin seyahati. Bu sürecin kaybedeni gibi görünen Pekin'in aslında ne yapmak istediğine yakından bakalım.
Savaşın Çin'e maliyeti ne
Çin dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı. Hürmüz'ün kapanması Basra'dan gelen arzın dörtte bir oranında düşmesine sebep oldu. Çin bu açığı Rusya'dan Orta Asya'dan karşılamaya çalışsa da açığın sadece dörtte birini kapatabiliyor. Bu yüzden stratejik rezervlerine girmiş ve açığı bunlarla telafi etmeye çalışıyor; ancak bu ona sadece altı aylık bir nefes borusu yaratabiliyor.
ABD Başkanı her seferinde Hürmüz'den geçen petrole ihtiyacı olmadığını söylüyor. Küresel etkisi yıkıcı olsa da Hürmüz'ün kapalı kalması ABD'den çok Çin'e zarar veriyor. Çin'in 2026 için belirlediği %4,5-5'lik büyüme hedefini sarsıyor. Girdi maliyetleri arttığından enflasyon verileri yukarı doğru çıkıyor. Petroldeki her 10 dolarlık artış, Çin enflasyonuna 0,4 ila 0,7 puan ekliyor. Hürmüz üzerinden gelen hammaddenin kesintiye uğraması da üretim zincirlerini kırıyor.
Çin'in günlük petrol ithalatı: 11.1 milyon varil /gün
Hürmüz'den geçen toplam petrol: 20 milyon varil /gün
Çin'in Hürmüz'den geçen ithalatı: 5,4 milyon varil /gün
Çin'in toplam ithalatında Hürmüz'ün payı: Yüzde 50
Çin'in stratejik petrol rezervi: 1,3 milyar varil
Arakçi'nin ziyaretinden kalan
Yukarıdaki verilere bakıldığında Çin'in birinci önceliği Hürmüz'ün derhal açılması. Çünkü Çin'in 'İran'ın Hürmüz'ü kilitlemesinden' rahatsızlık duyduğu bilinen bir gerçek. Pekin için İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi davet edip bu rahatsızlığı iletmek bir zorunluluktu. Fakat Çin burada hassas bir dengeyi gözetmek zorundaydı ve öyle de yaptı. İran'ın bu savaştan 'onurlu çıkış' için aradığı desteği verdi. ABD ve İsrail'in yeniden saldırmayacağının garantisi şayet Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden çıkacaksa, daimî üye olan Çin'in desteği Tahran için önemli.
İran'a yatırım sözü
Bu arada, 2023'te Suudi Arabistan ile İran arasında normalleşme görüşmelerine arabuluculuk yapan Çin'in 'mesafeli ama tarafsız olmayan' küresel liderlik iddiasını sürmesi için de sürece tutunması gerekiyor. Devlet Başkanı Şi Ciping'in Körfez ve bölge ülkeleri için düşündüğü, 'bir arada yaşama, ulusal egemenliğe saygı, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma-güvenlik mimarisi' üzerine kurulu dört maddelik önerisinin sebebi de bu.

2