Husiler, İran'ın Yemen'deki vekil güçleri mi Lübnan'da Hizbullah, Irak'ta Haşdi Şabi gibi Yemen'de de İran'ın gölgesi mi Şiî inanışıyla mezhep savaşı mı yürütüyor Onları İran mı var etti, yoksa hikayeleri çok daha derinde mi
Yeniden gündeme gelen Husiler'in tam olarak nerede durduğunu bir kez daha hatırlatalım. 2021'de yazdığım yüksek lisans tezimin konusu 'Sünnî-Şiî çatışmasının 2000 yılından sonra Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen sahasına yansımasıydı'. O dönemde bölgede görev yapmış diplomatlarla görüşmelerimde ve araştırmaları incelediğimde bu soruların cevabı tarihteydi: Husiler otoriteye boyun eğmeyen, Yemen dağlarının isyankâr mirasçılarıydı.
Tahran'ın gücü Husiler'e yetiyor mu
Husiler Tahran'dan güç alıyor mu, evet; ama kökleri İran'da değil. İran'dan askeri destek aldığı biliniyor ama hiçbir zaman emir-komuta zincirine girmiyor. Çocukları eğitimlerini İran'da Kum kentinde alıyor, mezhepsel olarak Şiîliğin bir kolu olan Zeydîliğe inansalar da İran'ın 12 İmam Şiîliğinden ayrışıyor. İnançları Şiîliğin Sünnîliğe daha yakın bir noktasında duruyor.
Sadece Sünnî Riyad'a değil, Yemen'deki iktidarlara da kafa tutuyor. Tarih boyunca da bu böyleydi. Eyyûbîler'e de Memlûkler'e de Osmanlılar'a da başkaldırdı, bu yüzden kendilerini ''Yemen'in sahibi'' görüyor.
Devlet Başkanı'nı öldüren Husiler
Direniş ruhları tarihten gelen Husiler 1990'larda yeniden örgütlendi, kurucusu Hüseyin Bedreddin El-Husi 2004'te Yemen hükümet güçleri tarafından öldürüldü. Sonra kardeşi Abdülmelik El-Husi öne çıktı. Kendileri gibi Zeydî olan ve ülkeyi 33 yıl yöneten Salih yönetimiyle 2004-2010 arasında altı kez savaştı.
2011'de Arap Baharı Yemen'e ulaştığında Salih, Körfez ülkelerinin baskısıyla görevi bıraktı ama siyasetten hiç çekilmedi. Husiler 2014'te eski düşmanları Salih ile işbirliğine gitti, onun desteğiyle başkent Sana'yı ele geçirdi. Ne zaman ki Salih 2017'de Suudi Arabistan (SA) ile yakınlaştı, Husiler eski devlet başkanını öldürdü. Bu akışa bakınca, Husiler'in sadece mezhepsel bir mücadele verdiğini söylemek, resmin çok küçük bir kısmını görmek olur.
Acem ve Suud arasında
İran, Husiler'i Suudi Arabistan'a ve Kızıldeniz hattına baskı kurabilen stratejik ortak olarak görüyor. Husiler ise bu ilişkiyi kendi iktidarlarını tahkim etmek için kullanıyor. Ne tam bağımsızlar ne de Hizbullah'ın birebir kopyası. Öncelikleri Yemen'de iktidarların kendilerini hesaba katmadan politika üretmemesi, başka ülkelerle kendilerinin onaylamayacağı ilişkilere girmemesi.
SA içinse güney komşusu Yemen, tarihsel 'arka bahçe'. Nüfusun yüzde 60-65'i Sünnî olmasına rağmen, korkusu yüzde 35 oranındaki Şiî nüfusun kendisine tehdit oluşturması. Yemen'in parçalanması, güneyinde istikrarsız komşu bir o kadar kâbus senaryosu. Husiler açısından ise Riyad, Yemen'in içişlerine müdahale eden bir bölgesel güç. 2015'te Riyad'ın kendisine dönük başlatılan operasyonun öfkesi ise hâlâ taze.

2