Çok değil, bundan iki yıl öncesine kadar Türkiye ile Rusya arasında yoğun temas trafiği vardı. Görüşmelerin en ağırlıklı ve zaman alan başlığı Suriye'ydi. Beşar Esad yönetimi sonrası Rusya'nın sahadan çekilmesiyle Ankara-Moskova ilişkileri görece sakin bir döneme girdi. Bu da yeni bir resim çekme ihtiyacını doğurdu. Türkiye'nin S-400'leri üçüncü bir ülkeye satışının gündeme gelmesi ve NATO zirvesinde F-35 programına dönüş konusunda Trump ile verilen mesajlar bu ihtiyacı büyüttü. "Türkiye rotasını yeniden Transatlantik'e mi çeviriyor" soruları arttı. Bu tartışmalar Moskova perspektifinden nasıl izleniyor, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Sergey Vershinin'e sordum.
Çetin ceviz büyükelçi
Büyükelçi'nin mesajlarını aktarmadan önce izlenimlerimi paylaşmak isterim. Tanımayanlar için Büyükelçi Vershinin, Suriye savaşı başladıktan sonra Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Ortadoğu Özel Temsilcisi oldu, 2018'den sonra da yardımcısı... Ankara'ya bugüne kadar atanmış en üst düzey isim olmanın bilinciyle kendisinden son derece emin. 'Çetin ceviz' bir büyükelçi. Röportaj öncesi ve sonrası da tıpkı röportaj esnasında olduğu gibi dikkatli ve temkinli. Ağzından 'laf almak' zor; ama sözlerinden çok mimikleri konuşuyor. Sorulara belki açık yanıtlar vermiyor lakin kaşıyla gözüyle mesajının rengini belli ediyor.
Türkiye ve Rusya şu an nerede
Moskova, bugün Türkiye ile ilişkileri nerede görüyor sorusuna Büyükelçi Vershinin şöyle cevap veriyor: "İlişkilerin yoğunluğu değişebilir ancak temelde karşılıklı anlayış ve güven yatmaktadır. Türkiye'nin ABD veya başka bir ülkeyle yürüttüğü askeri-teknik işbirliğinin ikili ilişkilerimizi etkilemesi gerektiğini düşünmüyorum."
Moskova, söylemde Ankara'nın tercihlerine saygı duyuyor. Peki bu olumlu yaklaşım S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satışı için de geçerli mi Cevap genel bir çerçevede: "Hem Rus hem de Türk tarafını tatmin edecek çözümler bulacağımıza inanıyorum." Yani kategorik olarak satışa karşı değil, ama rahatsız olunmayacak, çıkarları zedelemeyecek bir formül istiyor.
Karadeniz'in güvenliği
Türk-Rus ilişkilerinde bugünlerde yeni ağırlık merkezi ise Karadeniz'in güvenliği. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, haftalar önce 'saldırıların durdurulması için tahıl anlaşmasına benzer bir anlaşma üzerinde çalıştıklarını' açıklamıştı.
ABD Başkanı ise bu hafta 'Ukrayna ve Rusya saldırıların durması konusunda uzlaştı' dedi. Taraflar 'öyle bir anlaşmadan haberleri yokmuş gibi açıklama yaptı ama kapıyı da kapatmadı. Büyükelçi Vershinin şöyle diyor: "Çatışmanın temel nedenlerini anlama konusunda Amerikan yönetiminin çabalarını takdirle karşılıyoruz. Amerikan yaklaşımını mevcut Avrupalı elitlerin tamamen dar görüşlü ve Rusofobik yaklaşımından ayıran şey de tam olarak budur.'' Çünkü Rusya, ABD ile sonuç alabileceği bir pazarlık ihtimalini koruyor. Avrupa'yı çözüm ortağı değil, savaşın devamının sebebi olarak görüyor. Türkiye de burada devreye giriyor.

2