ADF'nin yıldızı

Pakistan, ABD-İran müzakerelelerinde arabulucu olarak sessiz ama etkili bir rol oynarken, nükleer anlaşma için 'sıfırlama' mı yoksa 'belirli seviyeye indirim' mi seçilecek?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Antalya Diplomasi Forumu'nda Pakistan'ın ABD-İran arasındaki müzakerelerde gözlemci değil, aktif arabulucu olarak öne çıktığını vurgulayarak, bu diplomasi çabasının ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu göstermektedir. Massey Boulos gibi kritik aktörlerin ve Lübnan ateşkesinin sürece etkisini detaylandırırken, yazının kilit argümanı: İran'ın nükleer zenginleştirme, tazminat talebi ve Hürmüz Boğazı kontrol kartlarıyla masaya geldiğidir. Peki pozisyon sertlikleri gerçekten yumuşayacak yoksa bu müzakereler başka bir çatışma zemini mi yaratacak?

Diplomasi Forumu (ADF) için bir kez daha Antalya'dayım. Bu forumun bize yıllardır gösterdiği bir gerçek var: Yıllar geçiyor, savaşlara yenileri ekleniyor ve gündem bir öncekine göre daha da ağırlaşıyor.

Örneğin bundan 4 yıl önce, Ukrayna savaşı başladığında, bütün gözler Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba'daydı. Geçen yıl ADF'de Suriye geçici Cumhurbaşkanı AhmedŞara rüzgârı esmişti. 11 yıllık iç savaştan sonra, kırılgan bir süreçte, yeni lider olarak ilk kez dünya sahnesine çıkıyordu. Bu yılın yıldızı ise, İran savaşını bitirmek için Washington-Tahran arasında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan'dan gelen konuklardı.

Pakistan'ın sessizliği

PakistanBaşbakanı Şahbaz Şerif ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Antalya'da "sessiz ama derinden"bir varlık gösterdi. Şerif, zaten Körfez turunun ardından Türkiye'ye gelmişti. Pakistan heyeti ABD-İran arasında yeni tur müzakereleri hayata geçirebilmek için uğraşıyor. Pakistan taraflar arasında konu başlıklarındaki farklılıkları azaltmak için yoğun çaba içinde.

Bu sürecin takibinin Antalya'dan yapıldığını söylemek de yanlış olmaz. Ayrıca İslamabad yönetimi, sürecin ne kadar hassas olduğunun farkında. Bu yüzden Şahbaz Şerif ya da İshak Dar, basına hiç konuşmadı. Dahası, Şerif konuşmacı olacağı oturuma da son dakika katılmama kararı aldı.

ABD'nin kritik ismi: Boulos

Pakistan Başbakanı, cuma günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra süreçle ilgili çok kritik bir isimle görüştü: ABD Başkanı Donald Trump'ın Körfez ve Afrika Bölgesinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos.

Boulos sadece bir danışman değil, aynı zamanda Trump'ın dünürü. Lübnan asıllı milyarder bir işadamı olmasının yanı sıra Pakistan Başbakanı Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile yakın irtibatı olan bir isim. Hatta ABD'nin 15 maddelik planının,bu iki isme ve İran'a ulaştırılmasında itici güç olduğu biliniyor. Boulos'un en önemli katkısı ise, Körfez'in taleplerini de sürece dahil etmek oldu.

Tom Barrack'tan yorum

İran ve ABD'yi aynı masa etrafında yeniden oturtma çabaları sürerken, Lübnan için 10 günlük ateşkeste uzlaşılmasıönemliydi. Malum, 8 Nisan'daki ABD-İran ateşkes mutabakatına Lübnan dahildi ama İsrail durmadı. Tahran'ın Pakistan görüşmelerine başlamak için koyduğu birinci koşul da, Lübnan'da Hizbullah'a dönük saldırıların durmasıydı.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ise İran savaşı öncesinde ülkesinin 'Hizbullah'ın silahsızlandırılması' planını Beyrut'a sunan isimlerden biriydi. Kendisine bu ateşkesin İran görüşmelerine nasıl etki edeceğini sorduğumda, "Bebek adımlarıyla da olsa ilerleyen her süreç, sonuca yardımcı olur"dedi. "Ateşkeslerin her zaman kırılgan olduğuna"vurgu yaptı, ama İran ve Hizbullah'ın masada olmadığını da hazırlattı. Bu yüzden yolun henüz başında olduğunun mesajını verdi.