Meler tecrübesini gösterdi...

Milli aranın ardından Türk futbolu, yeşil sahaların ötesinde adeta bir fırtınanın ortasına uyandı. Son haftalarda yaşananlar, sıradan bir krizin çok ötesinde: Milli Takımı'n aldığı olumsuz sonuçların yarattığı moral bozukluğu, Merkez Hakem Kurulu Başkanı ile bir hakemin ve eski bir MHK üyesinin tutuklanmasıyla birleşince futbol iklimimiz derin bir kaosun içine sürüklendi.

Böylesine ağır, kasvetli ve baskı altında bir ortamda düdük çalmak, sahaya çıkıp 90 dakika boyunca adaleti dağıtmaya çalışmak şüphesiz her hakemin harcı değildir. İşte bu yüzden, kaostan çıkışın açılış maçına Halil Umut Meler gibi tecrübeli ve üst seviye bir ismin atanması oldukça isabetli ve doğru bir yaklaşımdı.

Kırmızı doğru karar

Hakemin saha içi performansına baktığımızda Meler, çok kritik kararlara imza attı; doğruları yanlışlarından fazlaydı.

Maçın öne çıkan kritik anlarını incelediğimizde; Maçın henüz başında sarı kart gören Leao'nun 27. dakikada Winck'e yaptığı müdahalede ikinci sarı kart beklentileri oluştu. Ancak pozisyon süzüldüğünde, ikinci sarı kartı gerektirecek bir ihlal yoktu, hakem yanılmadı.

14. dakika'da Galatasaraylı oyuncuların penaltı beklediği pozisyonda Meler'in devam kararı son derece doğruydu. Mesafe oldukça yakındı ve oyuncunun eli doğal konumundaydı.

28. dakikada Kerem Demirbay'ın müdahalesi sınırları fazlasıyla zorlasa da müdahalenin doğrudan rakibin ayakkabısını çevreleyen alana gelmesi sebebiyle gösterilen sarı kart eleştirilemeyecek, makul bir karardı.