İlk 15 dakika çok önemli

Türk futbolu ne yazık ki devasa bir hakem öğütme makinesine dönüştü. Avrupa'da elit kategoride yer alan Halil Umut Meler dahi derbiye atandığı an her iki camianın da ortak hedefi haline geliyor. Henüz ilk düdük çalmadan ağır eleştirilerin merkezine oturtulabiliyor. Her yanlışta art niyet aramanın ve zirvedeki isimleri kolayca harcamaya çalışmanın hakemliği sistemik bir krize sürüklediğini maalesef fark edemiyoruz. Yaratılan bu baskı iklimi yüzünden sahada berrak bir zihinle karar alacak hakem bulmakta zorlanıyoruz.

Devasa bir psikolojik yükle karşılaşacak

Meler, yeşil zemine adım attığı an sadece iki takımla değil; tribünlerin yoğun baskısı ve parlamaya hazır devasa bir psikolojik yükle karşılaşacak. Bu zorlu atmosferden çıkışın tek yolu, hakemin ilk 15 dakikada tutarlı kart ve faul standardını sahaya yansıtmasıdır. Sakin fakat kararlı bir beden dili ile tereddütsüz çalınacak düdükler, derbinin alevini söndürecek tek panzehirdir. Aksi halde her karar tansiyonu tırmandıracak ve hakemi yine o öğütme makinesinin dişlileri arasına itecektir. Unutmayalım; hakemleri maça çıkmadan yıpratmak yerine onlara güven hissettirmek, adil ve seyir zevki yüksek bir futbolun tek anahtarıdır.