Hatasız yönetim

Belçikalı hakem çok rahat bir maç çıkardı. Dört kez elini cebine atarak sarı kart çıkarttı, dört sarı kartı da doğruydu. Bu hafta içi gerçekten yoğun bir maraton geçirdik. Önce Barcelona-Galatasaray, ardından Aston Villa-Fenerbahçe, dün akşam KuPS Kuopio Trabzonspor ve son olarak Hoffenheim Beşiktaş maçlarının hakem performanslarını kaleme aldım. Dört maçın da ortak özeti şuydu: Oyuncular tamamen futbola odaklıydı, hakemler ise kendilerini unutturup sadece gerektiğinde sahneye çıktı. Peki bu maçlar Süper Lig'de oynansaydı ne olurdu En küçüğünden en büyüğüne günlerce hakem kararlarını tartışır, ortalığı ayağa kaldırırdık.

Çifte standart ortada

Üstelik çifte standardımız da ortada: Galatasaray ve Trabzonspor'un attığı gollerde ofsayt çizgisi ekrana neredeyse 15 dakika sonra geldi. Aynı gecikme Türkiye'de yaşansa kıyamet kopardı, günlerce komplo teorileri üretilirdi; fakat Avrupa olunca herkes sessiz. Çünkü Avrupa'da ortam steril; bizim takımlarımız dahil herkes sadece futbol oynamaya odaklanıyor. Hakemler de bu rahat ve baskısız ortamda işini doğru bir şekilde yapıyor. Keşke kendi ligimizde de enerjimizi hakemleri yıpratmaya değil, sadece sahaya ve futbola verebilsek.