Derbi Kapıda, Gözler Sahada, Kulaklar Riva'da

Ligde artık dananın kuyruğu kopuyor diye başlayan yazıda hakem kararları tartışılıyor, ama futbolun kalitesinin değil VAR hatalarının ana gündem maddesi haline gelmesini normal kabul etmek mi gerekiyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, önümüzdeki kritik Galatasaray-Fenerbahçe derbisine giderken Türk futbolunun temel sorununu ortaya koyuyor: maç sonuçları saha içi performanstan ziyade hakem ve VAR kararları üzerinden tartışılıyor. Haftalık hakem değerlendirmelerinde birçok "hatalı ya da yapılmayan VAR müdahalesi" olayı yaşanmış olmasına rağmen, bunun futbolun kalitesinden daha çok konuşulan bir konu haline gelmesi sağlıklı mı?

Önümüzdeki hafta ligde artık dananın kuyruğu kopuyor. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin kozlarını paylaşacağı bu kritik randevuyla birlikte, şampiyonluk yolundaki taşlar da büyük ölçüde yerine oturacak.

Ne yazık ki günümüzde tüm futbol iklimi; saha içi performanstan ziyade hakemler ve Video Yardımcı Hakem (VAR) kararları üzerinden tartışılıyor. Hakemlerimizin imza attığı önemli hatalar ise bu kaotik tartışma ortamını daha da körüklüyor.

Nitekim bu hafta da yine hatalı ya da yapılmayan VAR müdahaleleri gündemin bir numaralı maddesiydi. Dev derbi öncesi atama sürecinde Merkez Hakem Kurulunu, maç düdüğüyle birlikte ise sahadaki hakem ekibini tarihin en zorlu sınavlarından biri bekliyor.

Temennimiz; futbolun kalitesinin ön plana çıktığı, maç sonunda hakem kararlarının değil, sadece oyunun konuşulduğu bir derbi izlemek.

Haftanın Hakemi: Oğuzhan Aksu
Haftanın Hayal Kırıklığı: Ali Yılmaz

Gençlerbirliği - Galatasaray: Batuhan Kolak

Hakem için sakin başlayan maç, ikinci yarıdaki tartışmalı kararla hareketlendi. İlk yarıda Icardi'nin iki ayrı penaltı beklentisinde hakemin devam kararları isabetliydi. 48'de Sallai'ye çıkan kart ise ağır bir karardı.

Gecenin en çok konuşulan anı 59. dakikadaki iptal edilen goldü. Saha içindeki bir ofsayt kararı kabul edilebilir olsa da, VAR'ın böylesine gri bir pozisyona müdahil olması protokol hatasıdır. Bana göre pozisyon temizdi ve gol verilmeliydi.

Uzatmalarda Jakobs'un penaltı itirazında ise hakem pozisyonu doğru süzerek oyunu devam ettirdi

Kasımpaşa - Antalyaspor: Oğuzhan Aksu

Oğuzhan Aksu, bu hafta geçtiğimiz haftaki performansının çok üzerine koyarak başarılı bir yönetim sergiledi. Faul ve kart standardını yüksek tutan Aksu, yerinde ve zamanında çaldığı düdüklerle oyunun kontrolünü bir an bile bırakmadı.

Karşılaşmanın en çok tartışılan anı kuşkusuz 60. dakikada Kasımpaşa'nın galibiyet golü öncesindeki faul itirazlarıydı. Alanyaspor kalecisi Victor kendisine faul yapıldığı yönünde yoğun itirazda bulunsa da pozisyon tertemizdi; hakemin gol kararı son derece isabetliydi.

Fenerbahçe - Rizespor: Adnan Deniz Kayatepe

Müsabakanın hakemi Adnan Deniz Kayatepe, son dakikalarda skora doğrudan etki eden bir hataya imza attı.

38. dakikada Augusto'nun gereksiz gerginliği sürdürmesi nedeniyle gördüğü sarı kart yerindeydi. İlk yarının duraklamalarında ise aynı oyuncunun Kerem'in yüzüne teması, sarı kart sınırına ulaşmadığı için kart çıkmaması doğru karardı.

64. dakikada Talisca'ya çıkan sarı kart da gecikmiş ama doğru bir karardı; nitekim oyuncu ilk yarıda da benzer bir kartlık faulden kurtulmuştu.

61. dakikada Levent'i ittiği için sarı kart alan Samet, 72. dakikada Talisca'ya yaptığı kontrolsüz faul sonrası ikinci sarıdan doğru bir kırmızı kartla oyun dışı kaldı.

45+2'de Ali Sowe'un penaltı beklediği pozisyonda Çağlar'ın rakibinden önce topa temas ettiğini görüyorum. Bence devam kararı isabetliydi. 78. dakikada Fenerbahçe lehine verilen penaltı kararı da kurallara uygundu.

Maçın son anlarında Kaleci Fofana, sırtındaki hafif el temasını hissettiği anda kendini kolay yere bırakarak topu eliyle kontrol etti. Pozisyonda faulü gerektirecek bir ihlal bence söz konusu değildi. Devam çok daha doğru olurdu. Üstelik Oğuz bariz gol şansı içindeyken Fofana'nın kırmızı kartla cezalandırılması gerekirdi. Kazanılan serbest vuruşun gole dönüşmesi, hakem adına gecenin en büyük talihsizliği oldu.

Trabzonspor - Başakşehir: Alper Akarsu

Alper Akarsu, genel toplamda maçın gidişatını ve sonucunu doğrudan etkileyecek büyük bir hataya imza atmadan doksan dakikayı tamamladı. Mücadele boyunca iki kez sarı kartına başvuran Akarsu'nun, bu kartlardan birinde hatalı olduğunu düşünsem de faul ve kart tercihlerindeki standart, genel ortalamanın üzerindeydi.

41. Dakika kornerden gelen topun Bertuğ'un koluyla temas etmesi üzerine Trabzonsporlu oyuncular yoğun bir penaltı itirazında bulundu. Hakemin oyunu devam ettirme kararı kesinlikle doğruydu. Daha önce de defaatle belirttiğim üzere; oyun kuralları gereği, bir oyuncunun bilerek oynadığı topun ardından topun kendi eline veya koluna gelmesi durumunda, kolun doğal konumda olup olmadığına bakılmaksızın oyun devam ettirilir. Dolayısıyla bu pozisyonda bir penaltı ihlalinden söz etmek mümkün değildir.

70. dakikada Başakşehir ceza sahası içerisinde yaşanan Opoku ve Augusto arasındaki ikili mücadelede Trabzonspor cephesi yine penaltı beklentisine girdi. Ancak pozisyon incelendiğinde, Opoku'nun rakibine yönelik faul teşkil edecek bir hamlesinin olmadığı görülmektedir. Hakemin bu pozisyondaki "devam" kararı da son derece yerindeydi.

Samsunspor - Beşiktaş: Gürcan Hasova

Süper Lig kariyerinde ilk kez üç büyük takım maçına çıkan Gürcan Hasova, sergilediği performansla bu ligin kalıcı isimlerinden biri olabileceğinin sinyallerini verdi. Kendine has tarzı ve özgüvenli duruşuyla dikkat çeken Hasova, kart ve faul standardında geçer not aldı. 89. dakikada Beşiktaş lehine hükmettiği penaltı kararı son derece isabetliydi.