Yargıya müdahale ve devlet krizi

Ana muhalefet, başbakanın darbe yaptığını söylüyor! Anayasa Mahkemesi başkanı, mahkeme binasına giremiyor, çünkü binanın çevresi başbakanın çağırdığı polislerle çevrelenmiş ve polis, onun girmesine izin vermiyor. Muhalefeti destekleyen protestocular, polis kordonunu yarmaya çalışıyor. ABD büyükelçisi, durumun son derece ciddi olduğunu söylüyor.

Geçen haftadan beri Polonya'da yaşananların özeti böyle. Bu olaylar hem siyasetin (yürütme organının) yargıyla arasındaki çatışmaya hem de yürütme organının farklı kanatları (cumhurbaşkanıyla hükümet) arasındaki çatışmaya, dahası gerçek anlamıyla bir devlet krizine işaret ediyor.

Üstelik böyle bir kriz, sosyalist blokun çöktüğü ve toplumsal çalkantıların yaşandığı 90'lı yıllarda yaşanmıyor. Avrupa Birliği'ne (AB) alınmamış, dışarıda bekletilen Moldova, Sırbistan gibi bir ülkede de yaşanmıyor. Krizin patlak verdiği yer, 22 yıldır AB üyesi, Doğu Avrupa'nın en güçlü ülkesi olan ve ABD ile İngiltere tarafından Rusya'ya karşı desteklenen Baltık-Karadeniz hattının kilit ülkesi Polonya.

SİYASİ KUTUPLAŞMA

Geçen haftaki kriz üzerine Cumhurbaşkanı Nawrocki (Navrotski), bugün Ulusal Güvenlik Kurulu'nu toplayacak. Yüksek yargı da kendi arasında ayrı bir toplantı yapacak. Polonya'daki krizin daha da şiddetlenip şiddetlenmeyeceği buna göre belli olacak.

Mesele şu: Polonya'da yıllardan beri görülen bir siyasi kutuplaşma var. Bir tarafta muhafazakâr sağ cumhurbaşkanı ile onu destekleyen ana muhalefet, diğer taraftaysa liberal çizgideki parlamento çoğunluğu ve bunların başındaki Başbakan Donald Tusk var. 2015'te başa geçip sekiz yıl iktidarda kalan muhafazakâr Hak ve Adalet Partisi döneminde atanan Anayasa Mahkemesi üyelerinin çoğunun görev süresi doldu. Fakat hükümetin bunların yerine atamak istediği yargıçlar, parlamentodan onay alsa da cumhurbaşkanından onay alıp göreve başlayamadı. Başbakan Tusk da geçen hafta, "Ben yaptım oldu" diyerek görev süresi dolan mahkeme başkanının mahkemeye girmesine polis zoruyla engel oldu. Başbakanın atadığı, fakat cumhurbaşkanından onay almamış olan yargıçlar, polis eşliğinde binaya girdi. Şimdi kimin yargıcı gerçek, kimin değil, belli değil.