Ortadoğu, 2003'teki Irak savaşından bu yana en çalkantılı günlerini yaşarken Rusya'nın bu savaşa açıktan tavır gösterememesi dikkat çekiyor. Oysaki Rusya ve İran, in'le birlikte Avrasya coğrafyasının ABD karşıtı aktörleri olarak anılırdı. Peki öyleyse Rusya'nın bu tavrını nasıl açıklamak lazım
En önemli kısmı baştan söylersek Rusya'nın Ukrayna'da dört yıldır adeta batağa saplanmış olması, tabii ki dünyanın başka yerlerinde etkisinin azalmasına ve bir yıldan biraz fazla sürede, Suriye ve Venezuela gibi iki müttefikini kaybetmesine neden oldu. İran, tabii ki ne gücü bakımından ne de Rusya için taşıdığı önem bakımından Venezuela ve Suriye'yle kıyaslanamaz. Jeopolitik açıdan baktığımızda İran'da mevcut rejimin çökmesi, İran'ın komşu olduğu ve Rusya için büyük öneme sahip olan (Rusya'nın kendi arka bahçesi olarak gördüğü) Güney Kafkasya ve Orta Asya'nın ABD'nin etkisine daha kolay girmesi anlamına gelir. Hatırlayacak olursak Trump yönetimi, bir taraftan Putin'in yüzüne gülerken diğer tarafta Moldova'da, Belarus'ta ve Güney Kafkasya'da Rusya'nın altını oyuyor. ABD'nin Güney Kafkasya'yı Rus ve İran etkisinden çıkartıp ABD etkisine almayı amaçlayan Trump Koridoru projesi de hem Rusya'nın hem de İran'ın tepkisini çekmişti. İran düşerse Rusya'nın Ermenistan'a etki etme imkanı iyice azalır. Diğer taraftan İran, Rusya'nın Kuzey-Güney Yolu, in'in de "tek kuşak tek yol" (doğu batı ekseninde) güzergahı üstünde yer alıyor. İran'ın Rusya açısından tarihten bu yana önem taşıdığını, İngiltere'yle Rusya arasında 1800'ler boyunca süren Büyük Oyun adlı güç mücadelesinin İran'ı da içine aldığını hatırlayalım.
Öte yandan, Rusya'nın gücünün azalmasına ek olarak Rusya'yla İran arasında bir karşılıklı savunma anlaşması da yok. Evet, İran Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye ama bu örgüt, NATO gibi saldırıya uğrayan üyeyi savunma yükümlülüğünü içermiyor. O nedenle, İran'ın durumuna bakıp "Şanghay İşbirliği Örgütü çöktü" demek, bilgisizlik olur.
RUSYA–İSRAİL YAKINLIĞIDiğer yandan Rusya'yla İran arasındaki bütün iyi ilişkilere karşın bu iki devletin politikaları, her konuda örtüşmüyor. İran yönetimi, İsrail'in var olma hakkını bile tanımazken Rusya'nın bölgedeki en yakın olduğu ülkelerden biri İsrail. Her ne kadar saldırının ardından Rus basını İsrail'e ateş püskürse de İsrail Rusya için önemli. Bu önem, özellikle Ukrayna savaşından sonra daha da arttı. ünkü, İsrail, Rusya'ya yaptırımlara katılmadığı gibi Zelenski'nin ısrarlarına rağmen Ukrayna'ya silah vermeyi reddetti. İsrail, Rusya açısından önemli bir nefes borusu durumunda. İsrail açısından da Rusya, bölgedeki İsrail karşıtı güçleri denetleyebilecek bir ülke. İsrail Başbakanı Netanyahu, daha geçen aralıkta, "Benim Putin'le diyaloğum, İsrail devletinin çıkarlarına hizmet ediyor" derken bunu kastediyordu. Rusya'nın 1990'lardan beri uyguladığı dış politika anlayışı, ülkeleri "siyah-beyaz" olarak ayırmaktan ziyade hemen her ülkeyle belli şartlarda işbirliği anlayışına dayanıyor. Bu çerçevede Rusya, İran'ın ABD karşıtı politikalarına bir ölçüde destek verse de İsrail karşıtı politikalarına destek vermiyor. Hatta kimi zaman, ABD'yle yakınlaşmak uğruna, İran'a bazı yaptırımlara katıldığı dönemler oldu. Ve tabii Rusya, İran'ın ABD etkisinden uzak olmasını istese de çok güçlenip kendisiyle Kafkasya'da nüfuz mücadelesine girişmesini istemez. Ama tabii ki, İran'da Batı yanlısı rejimin kurulması, Rusya için en istenmeyen durum olur.

4