Ermenistan'ı ne bekliyor

Ermenistan'la tanışıklığım on yıl öncesine uzanıyor: 2016'da bir haftalığına kısa bir tatil için Ermenistan'a gitmiştim. Şanslı olduğum nokta, resmi bir programla gitmemiş olmamdı. Zira kimi zaman bölgeye çeşitli Türk gazeteciler götürüldüğünde karşılarına, Türklerin görmek isteyeceği türden kişiler çıkarılıyor ve bu gazeteciler Türkiye'ye döndüklerinde, "Ermeniler Türkiye'yi çok seviyor. Sınırın açılmasını dört gözle bekliyor" diye yazıyordu. Ben böyle turların dışında kaldığım için sıradan Ermenilerin yapmacıksız tavrını görme imkânını buldum. Kendi adıma söylersem, orada Türk olduğum için herhangi bir hakaret veya saldırıya uğramadım. Fakat ay yıldızlı pasaportumu gördüklerinde yüzü tedirginleşen çok kişi gördüm. Hatta günübirlik bir tura katılacağım zaman seyahat acentesinde pasaportumu verdiğimde görevlinin nasıl tedirgin olduğunu ve benimle ilgili sorun çıkmaması için soyadımı "BERKTYAN" diye Ermenileştirdiğini hiç unutmayacağım (Kırk yıl düşünsem kendi soyadımın öyle Ermenileştirileceği aklıma gelmezdi).

Genellikle meslek hayatı Sovyet döneminde geçmiş, orta yaşın üzerindeki kişiler meselelere daha esnek yaklaşırken Karabağ Savaşı dönemi ve sonrasında yetişenler, Türk karşıtlığı konusunda daha militandı. Mesela turun rehberi geziye, "Bayanlar ve baylar, bugünkü Ermenistan, tarihi Ermenistan'ın anca onda birine denk gelmektedir" diye başladığı anlatımında, Doğu Anadolu'yu, Kilikya'yı, İran'ın kuzeyini falan hep Ermenistan'a dahil etmişti. Ben orada bir şeyleri savunma niyetinde değildim fakat her beş dakikada bir bana bakarak "genotsid" (soykırım) deyip durunca bir yerde onunla ufak bir tartışma yaşamıştık ve sonunda kız, fazla ileri gittiğini fark edip benden özür dilerken soydaşlarını sebepsiz yere suçlayan şu ifadeyi kullanmıştı: "Kusura bakmayın, biz burada çocukluğumuzdan beri Türk karşıtı olarak yetişiyoruz ve bu, bizim içimize işlemiş."

Gelgelelim hem 2021 seçimleri hem de bu son seçimler, Ermenistan'da "genlere işlemiş Türk karşıtlığı"nın siyasette belirleyici olmadığını gösterdi. Türk ve Azeri karşıtı olan kesimlerde de pragmatik davranma eğilimleri arttı.

ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ İİN OĞUNLUĞU ELDE EDEMEDİ

Ancak Paşinyan'ın seçimlerde yüzde 50'ye yakın oy alması sadece Türklere yaklaşımla açıklanabilecek bir durum değil: Macaristan seçimlerinde Trump'ın ve Putin'in eski başbakan Orban'ı, İngiltere ve Batı dünyasını karşısında buldu. AB'ninse yeni başbakan Peter Magyar'ı desteklemesine karşılık Ermenistan'da Putin, bütün bir Batı dünyasını karşısında buldu. Batı, bir bütün olarak Paşinyan'a destek verdi. Rusya'ysa muhalefete baskı yapıldığını söylüyor ve seçim sonuçlarına şüpheyle yaklaşıyor. Sonuçta Paşinyan'ın zaferi, Batı'nın Rusya'yı güneyden, İran'ı ise kuzeyden sarması anlamına gelecek.