Aslında bugün, Gürcistan ve Ermenistan'daki, yani Güney Kafkasya'daki gelişmeleri değerlendirecektim. Fakat, bu satırları yazdığım tarih, 24 Ağustos, Ukrayna'nın bağımsızlık ilanının 35. yıldönümü. Ben de 2007'den beri, yani 19 yıldan beri Ukrayna'da yaşayan bir gazeteci olarak Ukrayna'nın dünü ve bugününü biraz değerlendirmek istedim. Her şey bir yana, 2007'den beri Ukrayna'da bulunmak demek, 35 yıllık bu devletin bağımsızlıının yarıdan fazlasına tanıklık etmek demek.
24 Ağustos 1991, Ukrayna Parlamentosu'nun Sovyetler Birliği'nden bağımsızlık ilan ettiği tarih. Ancak, Ukrayna'nın bağımsızlığı, bir kurtuluş savaşı sonucunda değil, asıl olarak Sovyetler Birliği'nin dağılması sonucunda gerçekleşti. Sovyetler Birliği'ni oluşturan 15 cumhuriyetten üç Baltık cumhuriyetinde (kendilerini hiçbir zaman Sovyetler'in parçası olarak görmeyen Estonya, Letonya ve Litvanya) ve üç Güney Kafkasya cumhuriyetinde (Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan) Moskova'dan ayrılmayı isteyen milliyetçi hareketlerin egemen hale gelmesine karşılık, Ukrayna'da Sovyetler Birliği'nden ayrılmayı düşünenler, çoğunlukta değildi. Nitekim, bağımsızlık ilanından sadece dört ay önce, 17 Nisan 1991'de yapılan referanduma katılanların yüzde 70'i, Sovyetler Birliği'nin reforme edilmesi şartıyla Sovyetler Birliği bünyesinde kalması yönünde oy kullanmıştı. Ukrayna'nın en batı illeri olan Lviv, Ternopol ve İvano Frankovsk dışında, Rus karşıtı gelenek, Ukrayna'da güçlü değildi. Ukraynalıların Ruslarla aynı kökenden gelmesinin de bunda etkisi vardı.
Peki, nasıl oldu da kısa sürede her şey terine döndü
'VER KURTUL' ANLAYIŞIBirincisi, Sovyetler Birliği'ne asıl darbe indiren, Moskova'daki "ver kurtul"cu anlayış oldu. SSCB'yi oluşturan 15 cumhuriyetin en büyüğü olan Rusya'da iktidara Boris Yeltsin ve ekibi gelmişti ve bu kesim, Rusya'nın eski Sovyet cumhuriyetlerine yardıma son vermesini istiyor ve "Onları beslemeye son!" diyordu. Böyle olunca Sovyet cumhuriyetlerinin pek çoğunda, yönetici zümreler, "Öyleyse biz, kendi başımızın çaresine bakalım" demeye başladı ve milliyetçilere yaklaştı. İkincisi, Yeltsin gibi değişim yanlılarına tepki olarak 19 Ağustos'ta düzenlenen fakat sadece birkaç gün süren darbe sonrasında Ukrayna'da, "Moskova yönetiminde kalırsak böyle darbelerden etkileniriz" diyenlerin etkisi arttı. Sonuçta, Moskova'daki başarısız darbeden sadece birkaç gün sonra, 24 Ağustos'ta parlamentoda yapılan oylamada sadece 4 milletvekili "hayır" derken geri kalanlar, bağımsızlık yönünde oy kullandı. Sonra, 1 Aralık'ta düzenlenen referandumda katılanların yüzde 90'ının bağımsızlığa "evet" demesi, aynı gün düzenlenen seçimde Leonid Kravçuk'un cumhurbaşkanı seçilmesi ve bundan bir hafta sonra; Rusya, Ukrayna ve Belarus liderlerinin gizlice buluşarak Sovyetler Birliği'ne son veren anlaşmayı imzalaması (böylelikle Sovyet lideri Gorbaçov'un bir anda yetkisiz kalması), Sovyetler'in sonunu getirirken Ukrayna'yı da bağımsız kıldı.

7