Geçen hafta dünyanın gözü, New York'taki Birleşmiş Milletler Haftası'nın etkinliklerindeydi. Bu etkinliklerde dünya politikasını etkileyebilecek önemli buluşmalar gerçekleşti.
Ben de geçen hafta İstanbul'da, Ukrayna İstanbul Başkonsolosluğu'nun düzenlediği, Ukrayna'nın 35. Bağımsızlık Resepsiyonu'na onur konuğu olarak katıldım. Başkonsolos Giorgiy Filatov, yaptığı konuşmada çeşitli kuruluşlara teşekkür erderken "Ayrıca Ukrayna'da yaşananları dünyaya aktaran gazeteci Deniz Berktay'a" diye bana da teşekkürlerini iletti. Resepsiyon girişinde de savaşta çektiğim bazı fotoğraflar sergilendi. Cumhuriyet okurları hatırlayacaktır, savaşın en yoğun olduğu ilk aylarda, Kiev'de oturduğum evin top menziline girdiği şartlarda, Cumhuriyet gazetesine her gün izlenim yazıları yazmış ve Cumhuriyet'in bu alanda Türk basınında fark yaratmasına bir parça katkıda bulunmuştum. Halen de bulunduğum zor ortama karşın objektif haberciliği sürdürebilmek için bütün çabamı ortaya koyuyorum.
LAVROV-WADEPHUL GÖRÜŞMESİUkrayna savaşı New York'ta da gündemin üst sıralarındaydı. Zelenski, Trump'la görüşmesinde ondan Rus hava saldırılarına karşı hava savunma sistemi istediyse de Trump'tan, Putin'le bir an önce anlaşmaya varması tavsiyesini aldı. Trump'ın Ukrayna savaşına mesafeli tutumunu sürdürdüğü net olarak görüldü.
Fakat Trump-Zelenski görüşmesidnen çok daha dikkat çeken bir görüşme, Alman ve Rus dışişleri bakanarı arasındaki görüşme oldu. Zira bu, Rusya'nın Ukrayna'ya doğrudan saldırdığı 24 Şubat 2022'den bu yana iki ülke arasında yapılan ilk üst düzeyli görüşmeydi. Üstelik de Almanya'nın Rusya'yı Leipzig Havalimanı'na sabotaj yapmakla suçlayıp iki ülkenin birbirlerinin ülkesindeki başkonsoloslukları ve kültür merkezlerini (Puşkin Evi ile Geothe Enstitüsü) kapattıkları ve Alman yetkililerin "Rsuya bize ha saldırdı, ha saldıracak" dediği şartlarda yapılıyordu bu görüşme.
Alman Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un görüşmesi sadece 20 dakika sürdü. Yapılan açıklamalara göre, görüşmede taraflar sadece birbirlerine tutumlarını izah etti. Rusya yönetimi, Almanya'nın Rusya'yla bu şekilde görüşmeye başlamasının, iktidar partisinin kamuoyu desteğini yitirmesinden ve Almanya'da Rusya'yla iyi ilişkileri savunan sağcı AfD partisinin iki eyalette seçimi kazanmış olmasından kaynaklandığını söylüyor. Bu konuda haksız sayılmazlar. Zira önceden de yazdığımız üzere, kısa sürede Almanya'nın Merz'lerin, Scholz'ların Almanyası olmaktan çıkma olasılığı var. Rusya'yla ilişkileri kesmenin Alman ekonomisi üzerinde yarattığı sorunlar, hükümete tepkilerin artmasına neden oluyor. Bu nedenle hükümet, bu yönde bir adım atma gayreti gösterdi. Ancak tek neden bu değil: Alman bakan, Rusya'yla müzakere nedenini, bu konuyu ABD'nin tekeline bırakmamak olduğunu söyledi. Yani, Trump'ın Rusya'yla diyaloğa girmesi, Avrupa'da da kenarda kalma endişesine yol açtı. İngiltere, Almanya ve Fransa, Ukrayna savaşı konusunun ABD ile Rusya arasında bir mesele haline dönüşmesini istemiyor ve mutlaka masada yer almak istiyor. Dolayısıyla Rusya'yı izole etme çabalarının sonuç vermediği ortaya çıktı.

20