Tunceli, Maraş, Urfa'nın ortak noktası!

Çocukların işlediği ağır suçlarda ebeveynler de sorumlu tutulmalı mı, yoksa bu ceza sistemini aile kurumuna karşı kullanmak mı olur?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, üç farklı ilde yaşanan çocuk suçlarını analiz ederek ebeveyn sorumluluğunun hukuki çerçevede genişletilmesi gerektiğini savunuyor. Okul ihbarlarına karşı ebeveyn tepkisinin yetersizliği, silaha erişim imkanları ve dijital ortamda çocuk güvenliğinin gözetilememesi nedeniyle bu genişletmeyi gerekli görüyor. Peki, ebeveyn sorumluluğunun artırılması aile içi kontrolü güçlendirici mi, yoksa devletin aile hayatına müdahalesini meşrulaştıran bir adım mı olacak?

Üç ilde cereyan eden olayın tek ve ortak sorusu var: "bu çocuklara neler oluyor"

Karşılaştığımız tablonun diğer ortak noktası ise "ebeveynlerin sorumluluğu" meselesi!

Konuları birçok yönden tahlil etmek mümkün.

Bugün ben de hukuken neler oldu Neler yapılmalı Sorularına dair bir analiz yapmak, özellikle ailelerin sorumluluğu açısından durumu ele almak istiyorum.

TEBRİKLER BAŞSAVCIYA...

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu 2024 yılında göreve başlıyor.

Geldiği ilk andan itibaren Gülistan Doku dosyası masasında...

Pek tabi kendisi talimat veriyor, takip ediyor ama bu işin mutfağında olan kolluğu unutmamak lazım.

Değişen delil durumu, yeni gelen kanıtlar ve bunun üzerine yapılan etkili soruşturma.

Bir uyum içinde gelişen bu süreç, çok kıymetli.

Soruşturma dosyası, bir köşeye atılsa kim ne diyebilirdi

Ortadaki belirsizliği, Gülistan'ın son görüntülerini hatırlayalım!

Neredeyse hepimiz bir intihara inanmıştık.

Ama ceza dosyaları böyledir. Bir mahkeme kararı bile, bir yeni delille, bir itirafla değişir! Bu hukukun bir gereği, bunu bu dosyada çok iyi gördük.

Gülistan Doku meselesinin kendisi bir dram ama bu denli gündeme oturtan durum ise Vali'nin suç delillerini yok etmesi iddiası!

Bir baba, oğlunun işlediği suçu örtbas ediyor yani!

Baba aynı zamanda vali.

Anne meseleyi biliyor mu bilmiyoruz...

Burada hukuken mevcut düzenlemelere göre, delilleri yok etmekten sorumlu olacak.

Ama, buradaki sorumluluğun daha fazla olması gerekmiyor mu

URFA VE MARAŞ...

Urfa'daki mesele göz göre göre geliyorum demiş sanki.

İhmali olanlar var. Zaten ilk elden uygulanan "açığa alma işlemleri" bunun bir işareti. Burada, hukuki sorumlulukları yeniden düşünmek zorundayız. Gözden kaçırılan, ihmal edilen, ciddiye alınmayan ihbarların, bildirimlerin bedelini böyle ödüyoruz işte!

Maraş meselesi ise çok daha derin ve katmanlı bir sorun.

Babanın silahları "erişilmesi mümkün" bir yerde bırakması, ailenin "gözünün önünde cereyan eden" anormal durumu sezememesi ve gelişen sonuç.

Urfa'daki olayın faili 19 yaşında ama ailesiyle kalıyor, sorunun bir yönü de burada düğümleniyor. Çocuk değil teknik olarak ama ebeveyn kontrolünde.

Maraş'taki ise çocuk. Ailesiyle beraber. Ebeveynlerinin yeteri kadar tetkik edemediği, belki de ihmal ettiği bir durum söz konusu. Pek tabi ailesi de böyle bir şeyi istemezdi ama "normal" algısının kaybolduğunu da göremedi... Bu da ebeveyn sorumluluğunun bir başka boyutuna işaret ediyor.

EBEVEYN SORUMLULUĞU GENİŞLEMELİ...

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, çocukların işlediği bazı ağır suçlarda ebeveynlerin de sorumluluğunun gündeme gelebileceğini açıkladı.

Buna göre, anne ve babanın çocuğun bakım ve denetim yükümlülüğünü ihmal etmesi halinde cezai sorumluluk doğabileceği ifade edildi.

Özellikle şiddet suçları, okul olayları ve silah kullanımının olduğu durumlarda aileye yönelik yaptırımların artırılması planlanıyor.