Her yeni hamle, meseleye yeni bir tartışma alanı açıyor.
Peki, tabii ki konumuz CHP.
Kılıçdaroğlu disiplin sürecini başlattı.
Özel, Parti Meclisi üyelerinden kendisine yakın olanların istifa etmesini sağladı.
TBMM Grubu yönetimi, "tedbirli sevk" hükümlerini uyguladı.
Grup Başkanvekillikleri düştü...
Hukuki durum giderek karmaşıklaşıyor!
TÜZÜĞÜN NE KADARI UYGULANABİLİR
CHP'nin bir tüzüğü var.
Tüzükte yazanların ne kadarı uygulanabilir mahiyettedir Temel soru budur...
Tüzüğün hangi bölümlerini olduğu gibi uygulamak mümkün
Tüzüğün hangi hükümleri yönünden mahkeme kararına bakmak gerekiyor
Bu sorulara verilecek cevabın iki kriteri var:
Birincisi, kararın özü; yani "irade fesadını" tespit ettiği yönü. Hukuki tabiriyle esası.
İkincisi ise usul yönünden, kararın kesinleşmesine kadar olan süreçteki durumdur.
TEDBİR KARARI
Tedbir kararı uygulanan bir tüzel kişilikte organlar, bazı hukukçular katılmasa da yargının yerleşik içtihatlarına göre "geçici ve esasa etkili olmayan" işlemleri yapabilir. Daha fazlasını yapabilmeleri için kesin karara ihtiyaç duyulur.
Bunun mantığı ve gerekçesi çok basittir:
Anılan mahkeme kararı bozulabilir ve tedbir varken yapılan "icrai" işlemlerin tamamı bir anda ortadan kalkabilir. Bu süreçte kesin nitelikte hak kayıplarının doğmaması gerekir.
Bu sebeple genel kurul yapılamaz. Şayet bu olursa, partinin "tedbiren görevlendirme" kararında belirtilen kimselerin dışındaki isimlere görev verilmesi söz konusu olacaktır.
Kesin ihraç da yapılamaz.
Disiplin Kurulu, tedbir sebebiyle ancak geçici önlemler alabilir.
Yani geçici heyet, kalıcı karar veremez.
Kaldı ki yargı, mevcut hâliyle organların yenilenmesini istemiş olsaydı, eski seçilenleri görevlendirmek yerine bir çağrı heyeti atanmasına karar verirdi.
KISIR DÖNGÜ
İrade fesadının bir biçimde içinde yer alan delegelerle, ister olağan ister olağanüstü genel kurul yapılsın, sonuç yine butlana dönebilir.
Diyelim ki istifalar sonrasında genel kurula gidildi. Yeni Parti Meclisi üyelerini aynı delegeler seçti. Ortada bu mahkeme kararı varken açılacak her davada ortaya çıkacak sonuç büyük ölçüde aynı olacaktır.
İSTİFALARIN MUHATABI
İstifaların CHP Genel Merkezine sunulması ise ayrı bir sorun.
Zira görevlendirme, bu kez CHP Genel Kurulunun iradesiyle yapılmış değildir.
Ortada mahkemenin yaptığı bir görevlendirme bulunmaktadır.
Görevi kim tevdi etmişse, istifa da ona sunulur.
Bu nokta ayrı bir usul meselesidir ve neredeyse hiç tartışılmamıştır.
MAKUL ÇÖZÜM
Mantıklı olan, mahkeme kararının ortaya koyduğu hukuka aykırılıkları tümüyle ortadan kaldırmaktır.
Bunun için "arınma", mahkeme kararına göre hukuki bir zorunluluktur.

8