Hukuk gündemini biraz netleştireyim...

Hangi yasaların çıkacağı, yasal düzenlemelerin nasıl formüle edileceği merak konusu. Hukuk gündemi hızlı bir seyirde ilerliyor... Bugün toplumun yakından ilgilendiği konuları analiz etmek istiyorum.

BİRİNCİ GÜNDEM: TERÖRSÜZ TÜRKİYE...

Süreçle ilgili birçok bilgi dolaşıyor.

"Somut bir çıktı" beklentisi var.

Peki nasıl bir düzenleme bizi bekliyor

Bence formül şu: Tespit ve teyit mekanizmasını belirleyen, failleri talepleri ve teslim olmaları halinde önce infaz kurumuna alan, ardından suçuna göre şartla salıverme rejimi uygulayan, süreç içerisinde oluşabilecek krizleri çözebilecek bir mekanizma öngören bir düzenleme.

İşte tüm bunlar, terörle mücadelenin eksik parçasını tamamlayan bir yasa anlamına geliyor.

Peki ne zaman Sembolik bir bakış açısı diyebilirsiniz ama 23 Nisan bu konuda bir milat olabilir. Özellikle Meclis'teki 23 Nisan resepsiyonu, birliğin ve beraberliğin sağlandığı, yeni bir yolun açıldığı günlerin habercisi olarak değerlendirilebilir. Sayın Numan Kurtulmuş'un beyanlarının satır aralarında okuduğum bu. Ancak iş sadece Sayın Kurtulmuş ile bitmiyor. Siyasetin tüm unsurlarının rapora uygun bir taslağı konuşması gerekiyor. Bu sürecin bir miktar geciktiğini düşünüyorum.

IBAN MAĞDURLARI

Bilindiği üzere, banka hesaplarını dolandırıcılık şebekelerinin kullanımına açtıkları gerekçesiyle "IBAN mağdurları" olarak anılan kişiler bulunuyor. Bu kitle yaklaşık 300 bin kişi; bunun 50 bini tutuklu.

Aileler, çocuklarının birileri tarafından kandırılarak adlarına olan IBAN'ların kullanıldığını ifade ediyor.

Elbette, bu durumu "suç olmaktan çıkarmak" sistematik olarak mümkün değil...

Bu konuda açıklama yapan Bakan Gürlek, TCK m.145'te değişiklik hazırlığında olduklarını belirtti. Bu aslında bize bir işaret veriyor. Anılan maddede, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak ceza vermekten vazgeçilebileceği düzenleniyor.

Buna göre dolandırıcılık suçu kapsamında da benzer bir düzenleme yapılması muhtemel. Yani hâkimin, "hayatın olağan akışına ters" durumlarda ya da suçun işleniş şekli itibarıyla failin aslında suçlu olmadığı yönünde bir kanaate ulaşması halinde "ceza vermeme" konusunda takdir yetkisine sahip olacağı bir düzenleme düşünülüyor.

SOSYAL MEDYAYA KİMLİK DOĞRULAMA

Sosyal medyaya girişte bir değişiklik olacak. Hesap açılırken kimlik doğrulama zorunluluğu getirilecek. Bunun yasal bir düzenleme ile mi yoksa BTK'nın idari tasarrufu ile mi yapılacağı henüz kesinleşmiş değil. Ancak hangi yöntem tercih edilirse edilsin, sosyal medyaya bir düzen getireceği açık.