Hastaysan tamam, sağlamsan sıkıntı!

Geçenlerde bir arkadaşım anlattı.

Aslında hikâye son derece sıradan.

Fakat bizim memlekette bazı sıradan hikâyeler, vatandaşın muhatap olduğu sorunları anlatmaya yetiyor.

Arkadaş ehliyetini yenilemeyi unutmuş.

Trafikte çevirmeye giriyor.

Polis bakıyor, ehliyetin süresi geçmiş.

Ceza kesiliyor.

Üstüne bir de "ehliyetinizi yenileyin" ihtarı veriyor.

Buraya kadar mesele yok.

Kural varsa uyacaksın.

Unuttuysan, dikkate almadıysan cezasına da katlanacaksın.

Arkadaş da zaten buna itiraz etmiyor.

Fakat küçük bir problem var:

Kendisi yazlıkta.

Memleketine yaklaşık bin kilometre uzakta.

Üstelik iki ay kadar daha yazlıkta kalmayı planlıyor.

"Nasıl olsa sistem artık dijital" diyor.

Ertesi gün nüfus müdürlüğünden online randevu alıyor.

Harçları yatırıyor.

İnternetten yapılacak işlemleri tamamlıyor.

Geriye iki şey kalıyor:

Fotoğraf.

Diğeri de sağlık raporu.

Fotoğraf kolay iş tabi.

Hallediyor hemen!

Peki sağlık raporu

Nüfus müdürlüğünü arıyor.

"En yakın aile sağlığı merkezinden alabilirsiniz" diyorlar.

Gayet makul.

Yakındaki aile sağlığı merkezlerinden birini buluyor internetten.

Gidiyor.

Sırasını bekliyor.

Nihayet doktorun karşısına oturuyor.

Doktor:

"Buyurun."

Arkadaş anlatıyor:

"Ehliyet yenileyeceğim. Sağlık raporu almam gerekiyor."

Doktorun cevabı net!

"Biz veremiyoruz."

Arkadaş şaşırıyor.

"Niye"

"Kendi aile hekiminize gitmeniz gerekiyor." diyor doktor.

"Doktor bey, benim aile hekimim buradan bin kilometre uzakta." diyor arkadaş...

Doktorun yapabileceği pek bir şey yok.

Ama doktor iyi niyetli.

Arkadaşın şüphesini görünce,

"Gel," diyor, "ekrana bak."

Sistemi açıyor.

Ekranda hangi işlemi yapabildiğini, hangisini yapamadığını tek tek gösteriyor.

Sonra meseleyi tek cümlede özetliyor:

"Hastaysan bakabiliyoruz kardeşim. Ama sağlamsan ve rapor istiyorsan yetkimiz yok!"

İşte sorun.

Meselenin geldiği nokta tam olarak bu.

Hasta olsan sorun yok.

Ateşin çıksa bakılacak.

Tansiyonun düşse müdahale edilecek.

Ama "Ben sağlıklıyım, bunu bir kâğıda yazın" dediğinde sistem duruyor.

Arkadaş soruyor:

"Peki ne yapacağız"

Doktor:

"Özel hastanelere bir bak."

Bir özel hastane buluyor.

Arıyor.

"Ehliyet için sağlık raporu almak istiyorum."

Cevap:

"On gün sonrasına verebiliriz."

Ücreti de cabası.

Bir rapor için on gün bekle.

Üstüne ciddi bir ücret öde.

Sonra nüfus randevusunu yeniden ayarla.

Arkadaş hesaplıyor.

En sonunda çözümü buluyor:

Yazlığı bırakıyor.

Tatilini yarıda kesiyor.

Arabasını da yazlıkta bırakıp memlekete uçuyor.

Kendi aile hekiminden raporunu alıyor.

Ehliyetini yeniliyor.

Aracı bir arkadaşı getiriyor sonra...

Yeni ehliyetini de cebine koyuyor.