Bugünlerde konu seçim. Ülke seçim havasına doğru ilerliyor. Seçimlerin zamanında olacağı söylendi. Pek tabi bu da belirli ihtimal ve durumları ortaya koyuyor. Politik olarak birçok şey söylenebilir. Ancak meselenin hukuki dayanağı ve bağlamını bilmeden konuşmamak gerekiyor. Bugün bu ihtimalleri hukuki açıdan ele alacağım.
TABİ SİSTEM DE DEĞİŞTİ!
Türkiye'nin hükümet sistemi değişimiyle birlikte seçim hukukunun temel kavramları da köklü bir dönüşüme uğradı.
Parlamenter sistemde "erken seçim", hükümet krizleri veya meclis çoğunluğunun kaybolması sonucu bir zorunluluk olarak ortaya çıkan siyasi bir kırılmayı ifade etmekteydi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde ise bu kavramın yerini, Anayasa'nın 116. maddesinde düzenlenen "seçimlerin yenilenmesi" mekanizması aldı.
Bugün siyaset kulislerinde tartışılan "seçimlerin öne alınması" ise, parlamenter dönemin kriz odaklı erken seçimlerinden farklı olarak, mevcut anayasal dengeler çerçevesinde ve her iki erkin (Meclis veya Cumhurbaşkanı) kararıyla takvimin teknik veya stratejik olarak birkaç hafta ya da ay öne çekilmesini ifade ediyor...
"BİR YIL" KURALI
Seçim takviminin belirlenmesindeki en kritik anayasal sınır, seçim kurallarının tarafsızlığını korumayı amaçlayan "soğutma süresi" kuralıdır.
Anayasa'nın 67. maddesinin son fıkrasına göre, seçim kanunlarında yapılan her türlü değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanamamaktadır.
Yani, 2028 yılında yapılması öngörülen bir seçim için yeni yasal düzenlemelerin, sandık gününden en geç bir yıl önce Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması zorunludur.
YENİ DÜZENLEMELER
Sayın Bahçeli, son açıklamasında seçim sistemi için "Her iki alanda da hem sistemi güçlendirecek hem de aksamaları giderecek değişiklikler üzerinde müzakere edilmelidir" diyerek değişim ihtiyacına vurgu yaptı. Değişim taleplerini üç başlıkta özetledi Devlet Bey: Ortak listelerin sınırlandırılması, milletvekili transferlerinin ve seçim çevrelerinin düzenlenmesi... Bu üç konu da kritik. Bunlara sonraki yazıda değineceğim.
SEÇİMLERİN ÖNE ÇEKİLMESİ
Seçim takviminin öne çekilmesi, yalnızca teknik bir ayarlama değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylık hakkını belirleyen en önemli hukuki eşik.
Anayasa'nın 101. maddesi bir kimsenin en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebileceğini hükme bağlasa da, 116. maddenin 3. fıkrası bu kurala hayati bir istisna getirmektedir. Buna göre, cumhurbaşkanının ikinci döneminde meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde mevcut cumhurbaşkanı bir kez daha aday olabilmektedir. Ancak bu senaryonun hayata geçebilmesi için TBMM'nin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu olan

12