Soykırımcı şöyle dedi: "Elinizde tuttuğunuz telefon İsrail'in bir parçası"... Hem de bu ifadeyi kendisini ziyarete gelen ABD kongre heyetinin huzurunda söyledi. Söz kadar manidar olan bir durumda bu. Zira teknoloji şirketlerinin büyük bir kısmı ve ilk onda olan firmaları ABD'de...
VERİLER, BİLGİLER, SIRLAR...
Bu ifadenin bir korku vermek için söylendiği ifade edildi bazı kimseler tarafından. Pek tabi mümkün. Bir iletişim manevrası veya bir algı inşasının yeni boyutu ile muhatabız belki de ancak meseleye hukuki açıdan bakınca bu vasıtalar ile "elektronik bir hegemonya" bir "e-dikta" örüldüğünü görüyoruz ve uzunca bir süredir dile getiriyoruz.
DİJİTALE YAPILAN YATIRIMLAR...
ABD menşeli görünse de birçok firmanın İsrail bağlamında meseleleri analiz ettiğini biliyoruz. Özellikle sosyal medyada Gazze gerçeğinin üzerini örten çabaları hepimiz biliyoruz. Sosyal medyanın bu alanda İsrail aleyhine olabilecek paylaşımları ya sildiğini ya da algoritması ile oynayarak "izlenemez, görülemez" hale getirdiğini unutmamak gerekiyor. Bir analize tabii tutulsa bu firmaların sahiplerinin veya karar vericilerinin kimler olduğu rahatlıkla anlaşılabilir.
ULUS DEVLETLER KİM Kİ!
Meselenin bir başka yönü ise internet ve teknolojinin getirdiği "belirleyici" etki. Teknolojik gelişmelerin transfer edilmesi ile beraber yaşantı tarzımızın değişmesi bildiğimiz bir durum. Ancak bu internetle birleşince hem hız kazandı hem de boyut değiştirdi. Artık teknoloji şirketlerinin geliştirdiği ürünlerin kuralları "hukuk" olarak kabul ediliyor. Onların geliştirdiği "topluluk kuralları" ve "politikaları" günlük hayattaki kurallarımızın yerini aldı ve bu alışkanlık hukuku yorumlamamızı bile değiştirdi. İfade özgürlüğünün sınırını, teröristin kim olduğunu, neye hakaret denilebileceğini bu şirketler belirliyor, devletlerin hukukunu hesaba bile almıyorlar...
ÜÇÜNCÜ VERSİYONDAYIZ...
Gelişen durumlar ve gelen bu son itiraf bana Teoman Duralı'nın yaklaşımını hatırlattı... Duralı'nın ortaya koyduğu "Çağdaş İngiliz -Yahudi Küresel Medeniyeti" kavramına yeniden ve bu zaviyeden bakmak gerekiyor. İkinci versiyonunu, "Çağdaş Küresel Medeniyetin Ontolojisi" kitabında Mehmet Sabri Genç hocamız anlatmıştı. Şimdi internet ile bu çağda üçüncü versiyonu yaşıyoruz sanırım...
GAZİANTEP'TEYDİK...
Murat Yılmaz ve Zakir Avşar hocalarımızın öncülüğünde bir grup yazar ve akademisyen olarak Gaziantep'teydik, geçen hafta sonu. Gaziantepli olan Mehmet Sabri Genç hocamızdan çokça dinlemiştim Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu'nu. Bu sefer yakından tanıma imkanım oldu. Yapılanları ve çalışmaları görünce başta Gaziantep ve sonrasında ülkem adına mutlu oldum... Sistemli çalışmaları gördük ve ilk kez "aba güreşi" izledik...
MİLLET KÜTÜPHANESİ
Adı değil kendisi de öyle buranın. Ankara'daki "Millet Kütüphanesinin" ikiz kardeşi. Bina yapısı özellikleri ile değil sadece, toparlayıcı, içinin canlı ve öğrencilerin yoğun olması çok etkiledi beni. İçinde devam eden kurslar, atölyeler ve yabancı dil konuşma eğitimleri herkese açık.

3