Bugün size, fotoğraf sanatçısı da olan bir müvekkilimin yaşadığı olayı anlatmak istiyorum. Olay yalnızca tahsilat üslubunu değil, kişisel verilerin nereden elde edildiğini ve üçüncü kişilerin bir borç ilişkisine hangi hakla çekildiğini de tartışmayı gerektiriyor.
Sorumlular hakkında sonradan işlem yapılsa bile, o anda yaşanan korkunun ve kaygının etkisi kolay geçmiyor.
"YEĞENİME BİR ŞEY Mİ OLDU"
Müvekkilim sabit bir numaradan aranıyor.
Karşıdaki kişi, "Hasan D.'yi tanıyor musunuz" diye soruyor.
Böyle bir soruya hazırlıksız yakalanan insanın aklına ilk ne gelir
"Yeğenimdir; bir kaza mı oldu, başına bir şey mi geldi" diyor.
Tansiyonu yükseliyor, eli ayağı birbirine karışıyor.
Arayan kişi, bir banka adına konuştuğunu söylüyor ve Hasan D.'ye "bankaya gelmesi gerektiğinin" iletilmesini istiyor.
Açıkça "borç" denmiyor. Ancak Hasan D.'nin adı, banka kaynaklı olduğu söylenen bir aramayla üçüncü kişinin önüne getiriliyor. Yakını da haber iletmekle görevlendiriliyor. İşte tam burada cevaplanması gereken ciddi sorular başlıyor.
ASIL MESELE: VERİNİN KAYNAĞI
Banka veya banka adına hareket ettiğini söyleyen hukuk bürosu ya da tahsilat birimi bu numarayı nereden buldu Numara sisteme kim tarafından, hangi amaçla ve hangi hukuki sebebe dayanılarak kaydedildi Arayanlar numaranın dayıya ait olduğunu önceden biliyor muydu Numaranın borçluya ait olmadığı anlaşılınca kayıt silindi mi
Numara yanlışlıkla "alternatif iletişim bilgisi" olarak kaydedilmiş olabilir. Başka bir kaynaktan edinilmiş veya hukuka aykırı biçimde elde edilmiş de olabilir. İnceleme yapılmadan bunlardan birini kesin gerçek gibi sunmak doğru değildir. Tam da bu nedenle veri kaynağının açıklanması istenmelidir.
BUNLAR KİŞİSEL VERİDİR
Telefon numarası ve kişilerin ailevi bağlarına ilişkin bilgiler kişisel veridir. 6698 sayılı Kanun, bu verilerin hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun; belirli, açık ve meşru amaçlarla; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü biçimde işlenmesini zorunlu kılar.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, borçlunun kız kardeşine ait numarayı hukuka aykırı biçimde kaydedip avukatla paylaşan bankaya idari para cezası uygulanmıştır. Aynı kararda, numaranın kime ait olduğunu ilk anda bilmediği ve yanlışlık anlaşılınca kaydın çıkarılması için işlem yaptığı gerekçesiyle avukat hakkında işlem yapılmamıştır. Demek ki değerlendirme; verinin kaynağına, konuşmanın içeriğine ve yanlışlık öğrenildikten sonraki davranışa göre yapılır.
TAHSİLATIN DA BİR SINIRI VAR
Borç ilişkisinin muhatabı, kural olarak borçlu ve hukuken sorumlu kişilerdir. Sırf dayı, amca, teyze veya hala olmak kimseyi tahsilatın muhatabı yapmaz.

4