Son günlerde Türk sporunda çok çalkantılı günler yaşanıyor, birbiri ardına önemli olaylar gelişiyor ve işin sonunun nereye gideceğini kimse kestiremiyor.
Fon kepazeliği olmasa ülkede gündem kesinlikle 'futbol rezaleti' olurdu ancak fondaki deprem büyük olunca haliyle futbol ikinci plana düştü.
Bu gündem sıralamasına rağmen ben Çarşamba yazımın konusunu futbolda yaşanan rezalete, Cumartesi yazımın konusunu da fonda yaşanan rezalete ayırdım.
İNCELEME KONULARI...
Futbolda yaşanan rezaleti 3 başlık altında inceleyeceğim.
İlk başlığımız Merkez Hakem Kurulu'nda (MHK) yaşananlar olacak.
İkinci başlığımız Türk sporunda yuvalanmış FETÖ yapısı olacak.
Üçüncü başlığımız ise milli futbol takımında yaşanan rezaletin mercek altına alınması olacak.
Başlayalım...
MERKEZ HAKEM KURULU REZALETİ...
Geçtiğimiz hafta Türk futbolunda önemli gelişmeler yaşandı.
Bir ihbar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu, Merkez Hakem Kurulu hakkında soruşturma açtı.
"Hakemler Dosyası" olarak adlandırılan soruşturma kapsamında Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ile 7 kurul üyesi "eziyet, resmî belgede sahtecilik, güveni ve görevi kötüye kullanma, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" iddiaları kapsamında gözaltına alındı.
Yapılan soruşturmada hakem kariyeri ile ilgili sınav sorularının sızdırılmasından tutun da atama ve terfilerdeki usulsüzlüklere varana kadar her türlü FETÖ tarzı pisliğin döndüğü bir yapı ortaya çıktı.
İçlerinde Ferhat Gündoğdu'nun da olduğu bahse konu kişilerden 5'i sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklandı.
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun tutuklanmasına sebep olan suçlar ise "görevi kötüye kullanma ve tehdit" oldu.
Bu olayı bir kenara koyalım ve gelelim ikinci başlığa...
SPORDAKİ FETÖ YAPISI...
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun dijital materyallerinde yapılan incelemede, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile bazı yazışmalar yaptığı tespit edildi.
Yazışmalarda Hacıosmanoğlu'nun bazı hakemleri "FETÖ'cü" olarak nitelediği ve Gündoğdu'ya da "bunları bitir" dediği ortaya çıktı.
Esasen Federasyon Başkanı Hacıosmanoğlu bilmeden kuzuyu kurda emanet etmişti.
Zira "FETÖ'yü bitir" dediği zat, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) en gözde ve en kritik teröristlerinden Korgeneral Metin İyidil'e yaverlik yapmış biriydi.
FETÖ'nün prensi Metin İyidil, FETÖ'yü Türk Silahlı Kuvvetleri'ne adeta oyalı dantel gibi işleyerek yerleştiren en önemli teröristlerden biriydi.
İşte böylesi bir hainin yaveri koca ülkede başka adam kalmamış gibi Merkez Hakem Kurulu'nun başına getirilmiş.
Gelelim üçüncü ve son başlığımıza...
KÖRÜN ARADIĞI BİR GÖZ...
Takip edenler bilir, Türk sporunun kılcallarına kadar girmiş FETÖ yapılanmasını yıllardır anlatır dururum ve konu geldiğinde de her yerde konuşurum.
Ancak itiraf etmeliyim ki bu istikrarlı çabaya rağmen bu anlatımda başarılı olduğum söylenemez.
Belki de eksiklik bende, bilmiyorum...
Ama buna rağmen pes etmedim ve etmeyeceğim.
Yukarıda özetlediğim iki yaşanmış olayı fırsata çevirerek milli futbol takımındaki başarısızlığın, kepazeliğin tesadüf olmadığını, bu işin arkasında çok kirli oyunların döndüğünü lisan-ı münasiple anlatacağım.
BİZİM ÇOCUKLAR MI..
Hepimizin kahrolduğu gibi milli futbol takımımız evlere şenlik...
Her çıktığı maçta en az 3 gol yiyen takımın kadrosuna baktığınızda yıldızlar yağmuru.
Hepsi Avrupa ülkelerinde astronomik rakamlara top koşturan tipler ve çok da başarılılar.

2